across ile ilgili cümleler

I live across the hall. <----> Koridorun karşısında yaşıyorum.

I ran across the field. <----> Sahayı koşarak geçtim.

It’s across the street. <----> O, caddenin karşı tarafında.

He got across the river. <----> O, nehri geçti.

Tom ran across the road. <----> Tom yolu koşarak geçti.

Tom swam across the bay. <----> Tom körfezi karşıdan karşıya yüzdü.

He swam across the river. <----> O, nehir boyunca yüzdü.

I live across the street. <----> Caddenin karşısında yaşıyorum.

I walked across the park. <----> Ben park boyunca yürüdüm.

Tom ran across the field. <----> Tom koşarak tarlayı geçti.

Tom sat across from Mary. <----> Tom Mary’nin karşısına oturdu.

We drove across the city. <----> ޞehri baştan başa gezdik.

We walked across the ice. <----> Biz buz boyunca yürüdük.

A rat ran across the road. <----> Bir sıçan yolu koşarak geçti.

She swam across the river. <----> O, nehri yüzerek geçti.

Tom ran across the street. <----> Tom sokaktan geçti.

Tom swam across the river. <----> Tom nehri yüzerek geçti.

He lives across the street. <----> O, caddenin karşısında yaşamaktadır.

I cut across the park. <----> Parka kestirmeden gittim.

Sign across the stamp. <----> Pulun üzerini imzalayın.

I sat down across from Tom. <----> Tom’un karşısında oturdum.

I walked across the street. <----> Ben cadde boyunca yürüdüm.

She came across the street. <----> O, caddeyi geçti.

They live across the river. <----> Onlar nehrin karşısında yaşamaktadırlar.

They swam across the river. <----> Onlar nehri yüzerek geçtiler.

Tom lives across the river. <----> Tom nehrin karşısında yaşıyor.

Tom walked across the room. <----> Tom odadan geçti.

Tom went across the street. <----> Tom sokağın karşısına gitti.

A cat ran across the street. <----> Bir kedi caddeyi koşarak geçti.

Don’t run across the street. <----> Caddeyi koşarak geçmeyin.

He jumped across the puddle. <----> O, su birikintisi üzerinden atladı.

He passed across the border. <----> O, sınırı geçti.

He walked across the garden. <----> O, bahçeden yürüyerek geçti.

I can swim across the river. <----> Ben nehrin öbür yakasına yüzebilirim.

Let’s cut across this field. <----> Bu tarladan geçelim.

Let’s cut across this field. <----> Bu alandan geçelim.

Let’s swim across the river. <----> Nehrin karşısında yüzelim.

She hurried across the lawn. <----> O, aceleyle çimlerin arasından geçti.

Tom lives across the street. <----> Tom caddenin karşısında yaşıyor.

Tom snuck across the border. <----> Tom sınırdan gizlice sokuldu.

Tom waded across the stream. <----> Tom dereyi karşıdan karşıya yürüdü.

Tom walked across the field. <----> Tom tarlanın karşısına yürüdü.

Tom walked across the floor. <----> Tom zemini yürüyerek geçti.

Tom works across the border. <----> Tom sınır boyunca çalışıyor.

We flew across the Atlantic. <----> Biz Atlantik’i uçarak geçtik.

I’m parked across the street. <----> Ben caddenin karşı tarafında park ettim.

Tom parked across the street. <----> Tom caddenin karşısında park etti.

Tom walked across the bridge. <----> Tom köprüyü geçti.

Tom walked across the garden. <----> Tom bahçeden geçti.

Tom walked across the street. <----> Tom caddeyi yürüyerek geçti.

Can you swim across the river? <----> Nehri yüzerek geçebilir misin?

Can you swim across the river? <----> Irmağın karşısına yüzebilir misin?

Can you swim across the river? <----> Nehrin karşısına yüzebilir misin?

He lives just across the road. <----> O, tam yolun karşısında yaşıyor.

Her house is across the river. <----> Onun evi nehrin karşı tarafındadır.

His house is across from mine. <----> Onun evi benimkinin karşısındadır.

I’m moving across the country. <----> Ben ülke genelinde taşınıyorum.

She lives just across from us. <----> O, tam bizim karşımızda yaşar.

The hole is two meters across. <----> Çukur iki metre genişliğindedir.

The lake is four miles across. <----> Göl dört mil genişliğindedir.

The river is 35 meters across. <----> Nehir karşıdan karşıya 35 metredir.

This river is one mile across. <----> Bu nehir bir mil genişliğindedir.

Tom lives just across from us. <----> Tom tam karşımızda yaşıyor.

Tom sat down across from Mary. <----> Tom Mary’nin karşısına oturdu.

A cloud floated across the sky. <----> Bir bulut gökyüzünde süzülüyordu.

A smile spread across her face. <----> Onun yüzünde bir gülümseme yayılıyordu.

Can you swim across this river? <----> Bu nehri yüzerek geçebilir misin?

His house is across the street. <----> Onun evi nehrin karşı tarafında.

I finally got across the river. <----> Sonunda nehri geçtim.

Our school is across the river. <----> Okulumuz nehirin karşı tarafıdadır.

She came across to speak to me. <----> O benimle konuşmak için rastladı.

The castle is across the river. <----> Kale nehrin karşısındadır.

The lake is three miles across. <----> Göl üç mil karşıda.

The store is across the street. <----> Mağaza caddenin karşısındadır.

The visitor sat across from me. <----> Ziyaretçi karşımda oturdu.

Tom comes across as a big snob. <----> Tom büyük bir züppe olarak karşısına çıkıyor.

Tom lives just across the road. <----> Tom yolun hemen karşısında yaşıyor.

Tom ran back across the street. <----> Tom caddenin karşısından koşarak geri geldi.

A good idea came across my mind. <----> Aklıma iyi bir fikir geldi.

I saw Tom swim across the river. <----> Tom’un nehri yüzerek geçtiğini gördüm.

I saw a bird fly across the sky. <----> Bir kuşun gökyüzünde uçuşunu gördüm.

I saw him swim across the river. <----> Onu nehir boyunca yüzerken gördüm.

Please take me across the river. <----> Beni nehrin diğer tarafına götürün lütfen.

She smacked him across the face. <----> Onun yüzüne tokat attı.

The ball rolled across the road. <----> Top, yolun karşısına yuvarlandı.

The riot spread across the city. <----> İsyan şehirde yayıldı.

The river is fifty yards across. <----> Nehir karşıdan karşıya elli yardadır.

Tom is parked across the street. <----> Tom caddenin karşısında park etmiş.

Tom looked out across the water. <----> Tom suyun öbür tarafına baktı.

I tried to swim across the river. <----> Nehrin karşı tarafına yüzmeye çalıştım.

The dog walked across the street. <----> Köpek yürüyerek caddeyi geçti.

Tom is moving across the country. <----> Tom ülke çapında ilerliyor.

Tom jumped across the mud puddle. <----> Tom çamur birikintisinin üzerinden atladı.

Tom took a seat across from Mary. <----> Tom Mary’nin karşısında bir koltuk aldı.

Whose house is across from yours? <----> Kimin evi sizinkinin karşısındadır?

He called me from across the pond. <----> Göletin karşı tarafından bana seslendi.

I saw a dog swim across the river. <----> Ben bir köpeğin nehrin karşısına yüzdüğünü gördüm.

My office is just across the hall. <----> Ofisim holün tam karşısında.

The bus stop is across the street. <----> Otobüs durağı caddenin karşısında.

There’s a hotel across the street. <----> Sokağın karşısında bir otel var.

Tom hitchhiked across the country. <----> Tom ülke genelinde otostop yaptı.

Tom lives right across the street. <----> Tom caddenin tam karşısında yaşıyor.

Tom walked across the dance floor. <----> Tom dans pistinde yürüdü.

We saw him walk across the street. <----> Onun caddeyi geçtiğini gördük.

A boy is walking across the street. <----> Bir çocuk caddeyi geçiyor.

He lives across the street from us. <----> Caddenin karşı tarafında karşımızda yaşar.

I am able to swim across the river. <----> Nehri karşıdan karşıya yüzebilirim.

I saw her coming across the street. <----> Onun caddeyi geçtiğini gördüm.

I suggest we swim across the river. <----> Ben yüzerek nehrin öbür yakasına geçmeyi öneriyorum.

My car is parked across the street. <----> Arabam caddenin karşı tarafına park edilir.

My house is just across the street. <----> Benim evim caddenin tam karşısındadır.

The hole is about five feet across. <----> Çukur yaklaşık beş metre genişliğindedir.

The island is nearly a mile across. <----> Ada yaklaşık bir mil genişliğindedir.

There is a bridge across the river. <----> Nehrin üzerinde bir köprü var.

Tom rowed the boat across the lake. <----> Tom tekneyi gölün karşısına geçirdi.

Tom sat across the table from Mary. <----> Tom Mary’nin karşısındaki masada oturdu.

Tom sat across the table from Mary. <----> Tom masada Meryem’in karşısına oturdu.

Tom took the seat across from Mary. <----> Tom Mary’nin karşısındaki koltuğu aldı.

Tom tried to swim across the river. <----> Tom nehri yüzerek geçmeye çalıştı.

A bridge was built across the river. <----> Nehrin üzerine bir köprü yapıldı.

He knew how to put his ideas across. <----> O, onun fikirlerini nasıl karşıya koyacağını bildi.

He wore a red sash across his chest. <----> O göğsüne kırmızı bir fular taktı.

I helped him walk across the street. <----> Onun caddeyi geçmesine yardımcı oldum.

I saw Tom swimming across the river. <----> Tom’un yüzerek nehri geçtiğini gördüm.

I was able to swim across the river. <----> Ben nehri karşıdan karşıya yüzebildim.

The school is across from our house. <----> Okul evimizin karşısında.

There is a church across the street. <----> Caddenin karşı tarafında bir kilise vardır.

Tom called to her across the street. <----> Tom caddenin karşısından ona seslendi.

Tom lives across the street from us. <----> Tom bizim karşımızdaki sokakta yaşar.

Tom lives across the street from us. <----> Tom bizim sokağın karşı tarafında oturuyor.

Tom started walking across the room. <----> Tom odada yürümeye başladı.

Tom tiptoed quietly across the hall. <----> Tom sessizce parmak uçlarına basarak koridoru geçti.

We managed to swim across the river. <----> Nehri yüzerek geçebildik.

I attempted to swim across the river. <----> Nehri yüzerek geçmeyi denedim.

I ran across my uncle at the station. <----> Amcamla istasyonda karşılaştım.

Our school is right across the river. <----> Okulumuz nehrin hemen karşısında.

The church is just across the street. <----> Kilise caddenin hemen karşısında.

There was a bridge across each river. <----> Her nehir üzerinde bir köprü vardı.

There’s a bank across from the hotel. <----> Otelin karşısında bir banka var.

They built a bridge across the river. <----> Onlar nehrin üzerine bir köprü yaptılar.

They made their way across the river. <----> Nehrin karşısına geçtiler.

Tom managed to swim across the river. <----> Tom nehri yüzerek geçmeyi başardı.

We saw him walking across the street. <----> Onu caddeyi geçerken gördüm.

He attempted to swim across the river. <----> Nehri yüzerek geçmeye çalıştı.

I saw a boy swimming across the river. <----> Nehri yüzerek geçen bir genç gördüm.

Tom carried Mary across the threshold. <----> Tom Mary’yi eşikten taşıdı.

Tom is walking across the parking lot. <----> Tom parkta yürüyor.

Tom lives across the street from Mary. <----> Tom Mary’nin karşısındaki masada yaşar.

Tom lives across the street from Mary. <----> Tom, Meryem’in yaşadığı sokağın karşı tarafında yaşıyor.

Tom says he can swim across the river. <----> Tom nehri yüzerek geçebileceğini söylüyor.

Tom wants to throw it across the room. <----> Tom onu odanın karşısına atmak ister.

Tom was able to swim across the river. <----> Tom nehri yüzerek geçebildi.

You live across the street, don’t you? <----> Caddenin karşı tarafında yaşıyorsun, değil mi?

I took a trip across Canada last April. <----> Geçen nisan ayında Kanada genelinde bir gezi yaptım.

I’ll take a shortcut across the garden. <----> Ben bahçenin içinden kestirmeden gideceğim.

Mary was able to swim across the river. <----> Mary yüzerek nehri geçebildi.

The store is just across from my house. <----> Mağaza evimin tam karşısındadır.

This river is dangerous to swim across. <----> Bu nehir yüzmek için tehlikeli.

Tom rode his motorcycle across America. <----> Tom Amerika’da motosikletini kullandı.

We’ll be across the border by tomorrow. <----> Yarına kadar sınırı geçeceğiz.

across the street there’s a white house. <----> Caddenin karşısında beyaz bir ev var.

From across the room, you look like Tom. <----> Odanın diğer tarafından bakıldığında, sen Tom’a benziyorsun.

I helped an old woman across the street. <----> Yaşlı bir kadının caddeyi geçmesine yardım ettim.

She attempted to swim across the Thames. <----> Thames nehrini yüzerek geçmeye çalıştı.

Tom and Mary sat across from each other. <----> Tom ve Mary karşılıklı oturdular.

Tom saw a snake slither across the path. <----> Tom bir yılanın patikadan kayışını gördü.

Tom stared at Mary from across the room. <----> Tom odanın karşı tarafından Mary’ye baktı.

Tom’s room is across the hall from mine. <----> Tom’un odası benim karşımdaki koridorda.

I came across your brother on the street. <----> Caddede kardeşine rastladım.

I ran across an old friend near the bank. <----> Bankanın yanında eski bir arkadaşa rastladım.

I saw a fox run across the road just now. <----> Az önce yolda koşan bir tilki gördüm.

I saw the teacher walk across the street. <----> Öğretmenin caddeyi yürüyerek geçtiğini gördüm.

She helped the old man across the street. <----> O, yaşlı adamın caddeyi geçmesine yardım etti.

The boat sailed across the Pacific Ocean. <----> Tekne Pasifik Okyanusu açıklarında gitti.

Tom helped the old man across the street. <----> Tom caddeyi geçen yaşlı adama yardım etti.

Tom is seated across the table from Mary. <----> Tom Mary’nin karşısındaki masaya oturmuş.

Tom sailed across the ocean in five days. <----> Tom beş günde okyanusu geçti.

He succeeded in swimming across the river. <----> Nehri yüzerek geçmeyi başardı.

I saw the children walk across the street. <----> Çocukları caddeden karşıya geçerken gördüm.

My house is just across from the hospital. <----> Evim hastanenin tam karşısında.

The army slowly advanced across the river. <----> Ordu nehir boyunca yavaşça ilerledi.

The flower shop is just across the street. <----> Çiçekçi dükkanı tam caddenin karşısında.

They run a ferry service across the river. <----> Nehirde karşıdan karşıya feribot seferleri yaparlar.

Tom sat across the picnic table from Mary. <----> Tom piknik masasında Mary’nin karşısında oturdu.

Tom saw a large rat run across the street. <----> Tom caddeyi geçerken büyük bir sıçan gördü.

I couldn’t get my idea across to the class. <----> Fikrimi sınıfa anlatamadım.

I’ve never come across such a strange case. <----> Böyle garip bir davayla hiç karşılaşmadım.

It’ll save time if we cut across the field. <----> Araziyi kestirmeden gidersek zaman kazandırır.

Tom pointed at something across the street. <----> Tom caddenin karşısındaki bir şeyi gösterdi.

Tom was sitting across the table from Mary. <----> Tom Mary’nin karşısındaki masada oturuyordu.

He ran across the street, leaving her alone. <----> O, onu yalnız bırakarak caddenin karşısına koştu.

He somehow managed to swim across the river. <----> O bir şekilde nehri yüzerek geçebildi.

I ran across her in Mongolia, of all places. <----> Mongolia’da tesadüfen onunla her yerde karşılaştım.

It’s just across the street from the church. <----> Tam kilisenin karşı tarafında.

My wife gave me a sign from across the room. <----> Karım odanın karşısından bana bir işaret verdi.

On my way home, I came across an old friend. <----> Eve giderken, eski bir arkadaşıma rastladım.

Swimming across the lake almost finished me. <----> Gölü yüzerek geçmek neredeyse beni bitirdi.

The rebels made a barricade across the road. <----> İsyancılar yolun karşısında bir barikat yaptı.

This old man actually swam across the river. <----> Bu yaşlı adam gerçekten nehri yüzerek geçti.

Tom and Mary sat across from John and Alice. <----> Tom ve Mary John ve Alice’in karşısına oturdu.

This site is full of exercises for second (2nd) grade students. These exercises are online and interactive. 2nd grade math exercises
You can learn English words in context: use in a sentence and in a sentence