acted ile ilgili cümleler

I acted foolishly. <----> Aptalca hareket ettim.

He acted foolishly. <----> O aptalca davrandı.

He has acted wisely. <----> O akıllıca davrandı.

I acted on instinct. <----> Ben içgüdüsel olarak hareket ettim.

Tom acted foolishly. <----> Tom aptalca davrandı.

He acted as chairman. <----> O, başkan olarak görev yaptı.

He acted as my guide. <----> O benim rehberim olarak davrandı.

She acted as a guide. <----> O bir rehber olarak görev yapmıştır.

They acted surprised. <----> Onlar sürpriz yaptılar.

Tom acted interested. <----> Tom ilgili davrandı.

Tom has acted wisely. <----> Tom akıllıca davrandı.

He acted as our guide. <----> O bizim rehberimiz olarak hareket etti.

He acted like a saint. <----> O, bir aziz gibi davrandı.

He acted on my advice. <----> O nasihatime göre davrandı.

He acted on the stage. <----> O, sahnede oynadı.

I acted on his advice. <----> Onun tavsiyesi üzerine hareket ettim.

She acted in the play. <----> O oyunda rol yaptı.

Tom acted as chairman. <----> Tom bir başkan gibi davrandı.

Tom acted as my guide. <----> Tom rehberim gibi davrandı.

Tom acted like a baby. <----> Tom bir bebek gibi davrandı.

Tom acted like a jerk. <----> Tom bir pislik gibi davrandı.

He acted like a madman. <----> O, bir deli gibi hareket etti.

Tom acted like a child. <----> Tom bir çocuk gibi davrandı.

Tom acted like a saint. <----> Tom bir aziz gibi davrandı.

I acted in self-defense. <----> Kendimi savunmak için harekete geçtim.

Tom acted like a madman. <----> Tom bir deli gibi davrandı.

I acted without thinking. <----> Düşünmeden hareket ettim.

Tom acted like a lunatic. <----> Tom bir deli gibi davrandı.

He acted fairly toward me. <----> O, bana karşı dürüstçe davrandı.

He acted without thinking. <----> O, düşünmeden hareket etti.

The soldier acted bravely. <----> Asker cesurca davrandı.

Tom certainly acted drunk. <----> Tom kesinlikle sarhoş gibi davrandı.

She acted like a real baby. <----> O, gerçek bir bebek gibi davrandı.

The British acted too late. <----> İngilizler çok geç davrandı.

Tom acted like a real baby. <----> Tom gerçek bir bebek gibi davrandı.

Tom acted without thinking. <----> Tom düşünmeden hareket etti.

He acted on your suggestion. <----> O senin önerini etkiledi.

I’m not proud of how I acted. <----> Nasıl davrandığımla gurur duymuyorum.

Tom acted like he was afraid. <----> Tom korkuyor gibi davrandı.

He has acted on TV many times. <----> O birçok kez televizyonda oynadı.

She acted the part of a fairy. <----> O, bir peri rolünü oynadı.

They acted on the information. <----> Onlar bilgiye göre hareket ettiler.

He acted the part of King Lear. <----> O, Kral Lear rolünü oynadı.

I acted like I didn’t know her. <----> Onu tanımıyormuş gibi davrandım.

Tom acted as if he didn’t care. <----> Tom umursamıyormuş gibi davrandı.

Tom acted the part of a sailor. <----> Tom bir denizci rolü oynadı.

Tom has never acted that crazy. <----> Tom hiç bu kadar çılgınca davranmadı.

He acted like he owned the place. <----> O, yerin sahibiymiş gibi davrandı.

She acted as if she knew nothing. <----> O, sanki bir şey bilmiyormuş gibi davrandı.

Tom acted as if he heard nothing. <----> Tom hiçbir şey duymamış gibi davranıyordu.

Tom acted like he didn’t know me. <----> Tom beni bilmiyormuş gibi yaptı.

Tom and Mary acted like children. <----> Tom ve Mary çocuk gibi davrandılar.

Tom insisted that he acted alone. <----> Tom tek başına hareket ettiği konusunda ısrar etti.

Investigators say Tom acted alone. <----> Dedektifler, Tom’un yalnız hareket ettiğini söyüyorlar.

They said he had acted shamefully. <----> Onun utanç verici bir biçimde davrandıklarını söylediler.

Tom acted like he knew everything. <----> Tom her şeyi biliyormuş gibi davrandı.

Tom acted like he owned the place. <----> Tom yere sahipmiş gibi davrandı.

Detectives believe Tom acted alone. <----> Dedektifler Tom’un yalnız hareket ettiğine inanıyorlardı.

I’m sorry that I acted like a jerk. <----> Bir pislik gibi davrandığım için özür dilerim.

Tom acted like a perfect gentleman. <----> Tom mükemmel bir beyefendi gibi davrandı.

Tom acted like he didn’t know Mary. <----> Tom Mary’yi tanımıyormuş gibi davrandı.

Tom acted as if he didn’t know Mary. <----> Tom sanki Mary’yi tanımıyormuş gibi davrandı.

Tom acted like nothing had happened. <----> Tom hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.

You should have acted on her advice. <----> Onun tavsiyesi üzerine hareket etmeliydin.

She acted as if she knew French well. <----> Sanki Fransızcayı iyi biliyormuş gibi davranıyordu.

Tom acted as an interpreter for Mary. <----> Tom Mary için tercüman olarak davrandı.

Tom acted as if nothing had happened. <----> Tom hiçbir şey olmamış gibi davrandı.

He acted quickly and put out the fire. <----> O hızla hareket etti ve yangını söndürdü.

I acted as a simultaneous interpreter. <----> Ben bir simültane tercüman olarak görev yaptım.

I acted as interpreter at the meeting. <----> Ben toplantıda tercüman olarak görev yaptım.

He acted as though we had insulted him. <----> O, sanki ona hakaret etmişiz gibi davrandı.

She acted in a play for the first time. <----> O, ilk kez bir oyunda oynadı.

Tom acted as if he knew nothing about it. <----> Tom bu konuda bir şey bilmiyormuş gibi davrandı.

Tom claims that he acted in self-defense. <----> Tom kendini korumak için davrandığını iddia ediyor.

I’m sorry I acted like a child last night. <----> Ãœzgünüm dün gece bir çocuk gibi davrandım.

She acted as if she knew nothing about it. <----> O, sanki onun hakkında bir şey bilmiyormuş gibi davrandı.

Tom never acted like he was ashamed of me. <----> Tom asla benden utanmış gibi davranmadı.

A true friend would have acted differently. <----> Gerçek bir arkadaş farklı davranırdı.

I’m sorry about the way I acted last night. <----> Dün geceki davranış şeklimden dolayı özür dilerim.

Tom acted happy, but deep inside he was sad. <----> Tom mutlu gibi davranıyordu fakat derinlerde üzgündü.

Tom acted as if he didn’t care what happened. <----> Tom ne olduğunu umursamıyor gibi davrandı.

She acted as if she didn’t care what happened. <----> O, ne olduğunu umursamıyormuş gibi davrandı.

The students acted in an inappropriate manner. <----> Öğrenciler uygunsuz bir şekilde davrandı.

He sized up the situation and acted immediately. <----> Durumu değerlendirdi ve derhal harekete geçti.

I want to apologize for the way I acted last night. <----> Dün geceki davranma tarzım için özür dilemek istiyorum.

Tom acted as the boss whenever the boss wasn’t around. <----> Tom patronu civarda olmadığı zaman bir patron gibi davrandı

Tom and Mary acted like they’d never met each other before. <----> Tom ve Mary daha önce birbirleriyle hiç karşılaşmamış gibi davrandı.

The Senate acted quickly to approve the treaty with Britain. <----> İngiltere ile anlaşmayı onaylamak için Senato hızlı davrandı.