action ile ilgili cümleler

We demand action. <----> Biz eylem talep ediyoruz.

We need more action. <----> Daha fazla eyleme ihtiyacımız var.

We need some action. <----> Biraz eyleme ihtiyacımız var.

It’s time for action. <----> Eylem zamanı.

Will Tom take action? <----> Tom harekete geçecek mi?

He is a man of action. <----> O bir eylem adamı.

Is it an action movie? <----> Bu bir aksiyon filmi mi?

Let’s see some action. <----> Biraz hareket görelim.

Tom is a man of action. <----> Tom bir eylem adamı.

Tom sprang into action. <----> Tom harekete geçti.

What we need is action. <----> İhtiyacımız olan eylem.

I’ve seen Tom in action. <----> Tom’u hareket halinde görmedim.

Tom likes action movies. <----> Tom, aksiyon filmlerinden hoşlanır.

Urgent action is needed. <----> Acil eylem gerekli.

Where did he see action? <----> O, eylemi nerede gördü?

His action frightened us. <----> Onun eylemi bizi korkuttu.

Tom was killed in action. <----> Tom eylemde öldürüldü.

I’m glad they took action. <----> Harekete geçtikleri için memnun oldum.

They had voted for action. <----> Onlar eylem için oy vardı.

We need action, not words. <----> Sözlere değil, eylemlere ihtiyacımız var.

No formal action was taken. <----> Resmi bir işlem yapılmadı.

Now is the time for action. <----> ޞimdi eylem zamanı.

They were ready for action. <----> Onlar eylem için hazırdı.

I’d like to see some action. <----> Biraz eylem görmek istiyorum.

The school is taking action. <----> Okul harekete geçiyor.

The time is ripe for action. <----> Zaman eylem için uygun.

Everyone is expecting action. <----> Herkes hareket bekliyor.

Everyone is expecting action. <----> Herkes eylem bekliyor.

His plan was put into action. <----> Onun planı uygulamaya konulmuştur.

Our son was killed in action. <----> Oğlumuz eylemde öldürüldü.

The commission took no action. <----> Komisyon hiçbir eylem yapmadı.

There’s more talk than action. <----> Eylemden fazla söz var.

Tom is all talk and no action. <----> Tom çok konuşan ve az iş yapan biridir.

We’ve seen our share of action. <----> Eylem payımızı gördük.

I see no other course of action. <----> Başka bir hareket tarzı göremiyorum.

I see no other course of action. <----> Başka nasıl hareket edilir bilmiyorum.

No further action will be taken. <----> Başka bir işlem yapılmayacaktır.

We’ll go wherever the action is. <----> Aksiyon nerede olursa olsun gideceğiz.

Appropriate action is needed now. <----> Artık uygun bir eylem gerekli.

Every action has its consequence. <----> Her hareketin kendi sonucu vardır.

Immediate action should be taken. <----> Acil eylem alınmalı.

Tom is in the heart of the action. <----> Tom eylemin kalbindedir.

We need less talk and more action. <----> Daha az konuşup daha çok eylem yapmalıyız.

What’s your favorite action movie? <----> Favori aksiyon filmin nedir?

The Mexican army threatened action. <----> Meksika ordusu eylem tehdidinde bulundu.

Those troops are going into action. <----> O birlikler harekete geçecekler.

Tom immediately sprang into action. <----> Tom derhal harekete geçti.

What is your favorite action movie? <----> En sevdiğin aksiyon filmi nedir?

The first scene has a lot of action. <----> İlk sahne birçok aksiyon içeriyor.

Tom wants to get close to the action. <----> Tom aksiyona yakın olmayı ister.

We need an aggressive plan of action. <----> Saldırgan bir eylem planına ihtiyacımız var.

We need an aggressive plan of action. <----> Girişken bir eylem planına ihtiyacımız var.

Western leaders condemned the action. <----> Batılı liderler eylemi kınadı.

His brave action is worthy of a medal. <----> Onun cesur eylemi bir madalyaya layık.

The president wanted immediate action. <----> Başkan derhal eylem istedi.

Tokyo wasted no time in taking action. <----> Tokyo harekete geçmede boşa zaman geçirmedi.

The landlord promised immediate action. <----> Ev sahibi acil eylem için söz verdi.

At least six hundred men died in action. <----> Eylemde en az altı yüz insan öldü.

His prompt action prevented an epidemic. <----> Onun zamanında müdahelesi salgını engelledi.

I take full responsibility for the action. <----> Eylem için tam sorumluluk alıyorum.

What we need now is action, not discussion. <----> ޞimdi ihtiyaç duyduğumuz aksiyon, tartışma değil.

The action took place in a mountain village. <----> Eylem bir dağ köyünde gerçekleşti.

Prompt action prevents trouble in the future. <----> Zamanında yapılan eylem gelecekteki sorunu engeller.

Recent events have prompted us to take action. <----> Son olaylar bizim harekete geçmemizi teşvik etti.

The school is considering disciplinary action. <----> Okul disiplin eylemi düşünüyor.

The dancer’s graceful action charmed the audience. <----> Dansçının zarif eylemi seyirciyi hayran bıraktı

My cousin has a large collection of action figures. <----> Kuzenimin büyük aksiyon figürleri koleksiyonu var.

The police took immediate action to deal with the riot. <----> Polis isyanla başa çıkmak için hemen harekete geçti.

For every action there is an equal and opposite reaction. <----> Her eylem için eşit ve karşıt bir tepki vardır.

We took action immediately so that things wouldn’t get worse. <----> Her şeyin daha da kötüleşmemesi için hemen harekete geçtik.

No sooner had the idea occurred to her than she put it into action. <----> O aklına gelir gelmez onu yürürlüğe koydu.

This site is full of exercises for second (2nd) grade students. These exercises are online and interactive. 2nd grade math exercises
You can learn English words in context: use in a sentence and in a sentence