actions ile ilgili cümleler

Her actions disturb me. <----> Onun davranışları beni rahatsız ediyor.

Her actions were in vain. <----> Onun hareketleri boşunaydı.

We need actions, not words. <----> Bizim eyleme ihtiyacımız var, sözlere değil.

What actions are you taking? <----> Hangi adımları atıyorsunuz?

I’m very sorry for my actions. <----> Eylemlerim için çok üzgünüm.

We don’t condone your actions. <----> Eylemlerinize göz yummuyoruz.

You misinterpreted my actions. <----> Yaptıklarımı yanlış anladın.

Tom apologized for his actions. <----> Tom eylemleri için özür diledi.

actions speak louder than words. <----> Söze bakılmaz, işe bakılır.

I’m deeply sorry for my actions. <----> Eylemlerim için derinden üzgünüm.

Tom’s actions saved Mary’s life. <----> Tom’un eylemleri Mary’nin hayatını kurtardı

Tom’s actions aren’t predictable. <----> Tom’un eylemleri öngörülebilir değil.

There is no excuse for your actions. <----> Yaptıklarının hiçbir bahanesi yoktur.

actions are more important than words. <----> Eylemler kelimelerden daha önemlidir.

I won’t be responsible for my actions. <----> Benim eylemlerim için sorumlu olmayacağım.

I think the actions he took were right. <----> Onun yaptıklarının doğru olduğunu düşünüyorum.

It’s hard for me to explain my actions. <----> Davranışlarımı açıklamak benim için zor.

His brave actions are worthy of a medal. <----> Onun cesur eylemleri bir madalyaya layıktır.

Some actions have permanent consequences. <----> Bazı eylemlerin kalıcı sonuçları vardır.

The accused tried to justify his actions. <----> Sanık eylemlerini haklı çıkarmaya çalıştı.

I don’t know what to make of your actions. <----> Senin eylemlerinle ilgili ne yapacağımı bilmiyorum.

I don’t need to justify my actions to you. <----> Eylemlerimi sana haklı göstermeme gerek yok.

We agreed that his actions were warranted. <----> Onun eylemlerinin haklı neden olduğunu kabul ettik.

I am not accountable to you for my actions. <----> Yaptıklarımdan size karşı sorumlu değilim.

Everyone is responsible for his own actions. <----> Herkes kendi yaptıklarından sorumludur.

He tried to rationalize his foolish actions. <----> Onun aptalca eylemlerini rasyonelleştirmeye çalıştı.

His actions greatly angered Mexican leaders. <----> Onun eylemleri büyük ölçüde Meksikalı liderleri kızdırdı.

She took full responsibility for her actions. <----> O, onun eylemleri için tam sorumluluk aldı.

He proved that actions speak louder than words. <----> O, lafla peynir gemisi yürümeyeceğini kanıtladı.

I accept full responsibility for their actions. <----> Ben onların eylemleri için tüm sorumluluğu kabul ediyorum.

No one found any reason to criticize his actions. <----> Hiç kimse onun eylemlerini eleştirmek için herhangi bir neden bulmadı.

Tom needs to take responsibility for his actions. <----> Tom eylemleri için sorumlu tutulmalı.

We sometimes judge others based on their actions. <----> Biz bazen eylemlerine dayalı olarak diğerlerini yargılarız.

President Clinton denied any dishonorable actions. <----> Başkan Clinton herhangi bir namussuzluk eylemini reddetti.

Tom had to live with the consequences of his actions. <----> Tom, yaptıklarının sonuçlarını yaşamak durumunda.

We have to live with the consequences of our actions. <----> Eylemlerimizin sonuçlarıyla yaşamak zorundayız.

You need to start taking responsibility for your actions. <----> Eylemlerin için sorumluluk almaya başlaman gerekiyor.

Do you believe global warming is the result of human actions? <----> Küresel ısınmanın insan eylemlerinin sonucu olduğunu düşünüyor musunuz?

To be honest, I don’t understand the reasons for such actions. <----> Dürüst olmak gerekirse, bu tür eylemlerin nedenlerini anlamıyorum.

If you consider his age, then you can’t blame him for his actions. <----> Onun yaşını göz önüne alırsak, öyleyse onu icraatları için suçlayamazsın.

In the end, Tom had to bite the bullet and take responsibility for his actions. <----> Sonunda Tom kabullenmek zorunda kaldı ve yaptığı eylemlerin sorumluluğunu almak zorunda kaldı.

When you get married and have kids, you’ll realize that actions speak louder than words. <----> Evlendiğinde ve çocukların olduğunda lafla peynir gemisi yürümediğini fark edeceksin.

This site is full of exercises for second (2nd) grade students. These exercises are online and interactive. 2nd grade math exercises
You can learn English words in context: use in a sentence and in a sentence