adjust ile ilgili cümleler

adjust the brakes. <----> Frenleri ayarlayın.

You have to adjust. <----> Ayarlamak zorundasın.

Everyone has to adjust. <----> Herkes ayarlamak zorunda.

Everybody has to adjust. <----> Herkes ayarlamak zorunda.

Some people adjust easily. <----> Bazı insanlar kolayca uyum gösterirler.

We had to adjust everything. <----> Her şeyi ayarlamak zorunda kaldık.

I must adjust my watch. It’s slow. <----> Saatimi ayarlamalıyım. Geri kalmış.

She asked him to adjust the TV set. <----> Ondan TV setini ayarlamasını rica etti.

Please adjust the television picture. <----> Lütfen televizyon görüntüsünü ayarla.

I can’t adjust myself to the climate here. <----> Kendimi buradaki iklime ayarlayamıyorum.

Could you tell me how to adjust the volume? <----> Sesi nasıl ayarlayacağımı bana söyleyebilir misiniz?

You will soon adjust to living in a dormitory. <----> Yakında bir yurtta yaşamaya uyum sağlayacaksın.

We suggest you adjust your records accordingly. <----> Kayıtlarınızı gereğince ayarlamanızı öneririz.

It took my eyes a long time to adjust to the dark. <----> Gözlerimin karanlığa alışması uzun zaman aldı.

Tom tried to adjust the temperature of the shower. <----> Tom duşun sıcaklığını ayarlamaya çalıştı.

If you wait a while, your eyes will adjust to the dark. <----> Eğer biraz beklersen gözlerin karanlığa alışacaktır.

I found it pretty hard to adjust to my new surroundings. <----> Yeni çevreme uyum sağlamayı oldukça zor buldum.

Tom waited a while to let his eyes adjust to the darkness. <----> Tom gözlerini karanlığa alıştırmak için bir süre bekledi.

You are a busy man, so I will adjust my schedule to yours. <----> Sen meşgul bir adamsın, bu yüzden programımı seninkine göre ayarlayacağım.

You can adjust the seat height by moving the adjustment lever up. <----> Ayar kolunu yukarı doğru hareket ettirerek koltuk yüksekliğini ayarlayabilirsiniz.

Nobody has enough knowledge to adjust this equipment like John did. <----> John’un yaptığı gibi bu cihazı ayarlamak için hiç kimsenin yeterli bilgisi yok.

He found it very difficult to adjust himself to life in the new school. <----> O, yeni okuldaki hayata kendini alıştırmayı çok zor buldu.

As is often said, it is difficult to adjust yourself to a new environment. <----> Sık sık söylenildiği gibi kendini yeni bir çevreye uydurmak zordur.

I can’t change the direction of the wind, but I can adjust my sails to always reach my destination. <----> Rüzgarın yönünü değiştiremem ama gidilecek yere ulaşmak için her zaman yelkenlerimi ayarlayabilirim.

I can’t change the direction of the wind, but I can adjust my sails to always reach my destination. <----> Ben rüzgarın yönünü değiştiremem, ama her zaman benim hedefe ulaşmak için benim yelkenleri ayarlayabilirim.

This site is full of exercises for second (2nd) grade students. These exercises are online and interactive. 2nd grade math exercises
You can learn English words in context: use in a sentence and in a sentence