admiring ile ilgili cümleler

Tom smiled admiringly. <----> Tom hayranlıkla gülümsedi.

Tom watched admiringly. <----> Tom hayranlıkla izledi.

I was admiring his new car. <----> Ben onun yeni arabasına hayran oluyordum.

I couldn’t help admiring him. <----> Ona hayran olmak elimde değildi.

They were admiring themselves. <----> Onlar kendilerine hayranlık duyuyorlardı.

I can’t help admiring his talent. <----> Onun yeteneğine hayran olmamak elimde değil.

I could not help admiring his courage. <----> Onun cesaretine hayran olmamak elimde değildi.

We could not help admiring the beautiful sunset. <----> Güzel gün batımına hayran olmamıza yardımcı olamadık.

Tom and Mary walked along the shoreline, admiring the sunset. <----> Tom ve Mary gün batımına hayranlık duyarak kıyı boyunca yürüdüler.

Tom was admiring my new car at the time the truck crashed into it. <----> Tom, kamyon yeni arabama çarptığı zaman ona hayran oluyordu.