back at ile ilgili cümleler

He got back at six. <----> O, altıda döndü.

I got back at 2:30. <----> Saat 2.30’da geri döndüm.

He came back at six. <----> O, altıda döndü.

I came back at 2:30. <----> Ben 2.30’da geri geldim.

I’ll be back at six. <----> Ben altıda geri döneceğim.

I’ll be back at ten. <----> Onda geri döneceğim.

He came back at five. <----> O saat beşte döndü.

I smiled back at Tom. <----> Tom’a geri gülümsedim.

I’ll be back at 2:30. <----> Saat iki buçukta geri döneceğim.

I’ll be back at 6:30. <----> Ben 6:30 da döneceğim.

I’m back at work now. <----> ޞimdi işe dönüyorum.

Tom got back at 2:30. <----> Tom 2.30’da döndü.

Tom came back at 2:30. <----> Tom 2.30’da geri geldi.

Tom glared back at Mary. <----> Tom Mary’ye tekrar baktı.

Tom looked back at Mary. <----> Tom, Mary’ye geri dönüp baktı.

Tom smiled back at Mary. <----> Tom Mary’ye geri gülümsedi.

Tom stared back at Mary. <----> Tom, Mary’ye dönüp baktı.

Please come back at 2:30. <----> Lütfen 2.30’da geri gel.

Please come back at once. <----> Lütfen derhal geri dön.

She will be back at five. <----> O, saat beşte geri dönecek.

Tom will be back at 2:30. <----> Tom 2.30’da geri dönecek.

He will come back at four. <----> O, dörtte geri dönecek.

How can I get back at him? <----> Ona nasıl geri dönebilirim?

See you back at the office. <----> Ofiste tekrar görüşürüz.

Tom should be back at 2:30. <----> Tom 2.30’da geri dönmeli.

Tom will come back at 2:30. <----> Tom 2.30’da geri gelecek.

Tom is looking back at Mary. <----> Tom Mary’ye geri bakıyor.

He came back at five o’clock. <----> Saat beşte geri geldi.

He came back at nine o’clock. <----> O, saat dokuzda geri geldi.

See you back at the precinct. <----> Seçim bölgesinde görüşürüz.

They both looked back at Tom. <----> Onların her ikisi de Tom’a geri baktı.

Tom didn’t look back at Mary. <----> Tom geri dönüp Mary’ye bakmadı.

Tom fired back at the police. <----> Tom polise ateşle karşılık verdi.

I’ll be back at half past six. <----> Altı buçukta döneceğim.

I’ll be back at seven o’clock. <----> Saat yedide geri döneceğim.

See you back at the apartment. <----> Apartmanda geri görüşürüz.

I’ll call back at four o’clock. <----> Saat dörtte geri arayacağım.

I will be back at half past six. <----> Altı buçukta döneceğim.

I’ll meet you back at the hotel. <----> Seninle otelde geri buluşacağım.

I’ll see you back at the office. <----> Sizi ofiste tekrar göreceğim

Tom wants us back at the office. <----> Tom ofisinde bizi geri istiyor.

He looked back at me and grinned. <----> O bana baktı ve sırıttı.

They want you back at the office. <----> Onlar seni ofiste geri istiyor.

He looked back at the pretty girl. <----> Güzel kıza dönüp baktı.

I advised him to come back at once. <----> Ona derhal geri gelmesini tavsiye ettim.

Tom will be back at work on Monday. <----> Tom pazartesi günü işe geri gelecek.

We will be back at half past three. <----> Biz saat üç buçukta döneceğiz.

Mary stared back at him in surprise. <----> Mary şaşkınlıkla ona baktı.

She advised him to come back at once. <----> O ona derhal eve geri gelmesini tavsiye etti.

The girl staring back at me was angry. <----> Bana dik dik bakan kız öfkeliydi.

Today is Tom’s first day back at work. <----> Bugün Tom’un işe geri dönüşünün ilk günü.

Tom looked back at Mary one last time. <----> Tom son kez Mary’ye geri baktı.

Tom is going to meet me back at my house. <----> Tom evimde benimle tekrar buluşacak.

He came here at ten and went back at eleven. <----> Saat onda buraya geldi ve on birde geri gitti.

She was advised by him to come back at once. <----> O, derhal dönmesi için onun tarafından nasihat edildi.

I demanded that he pay the debt back at once. <----> Borcu derhal ödemesini talep ettim.

He will get his job back at the next election. <----> Gelecek seçimlerde işini geri alacak.

He is at work now, but will come back at seven. <----> O şimdi işte fakat yedide dönecek.

My parents telegraphed me to come back at once. <----> Ailem derhal geri gelmem için bana telgraf çekti.

He looked back at us many times and walked away. <----> O birçok kez bize doğru baktı ve uzaklaştı.

Tom is back at the house, catching up on his sleep. <----> Tom yine evde, uykusunu tamamlıyor.

My father will be back at the beginning of next month. <----> Babam gelecek ayın başında dönecek.

Tom and Mary looked at each other and then back at John. <----> Tom ve Mary birbirine baktı ve sonra da tekrar John’a baktılar.

If anyone should phone, say I will be back at one o’clock. <----> Eğer biri ararsa, 01:00 de geri döneceğimi söyle.

President Roosevelt decided not to strike back at Japan immediately. <----> Başkan Roosevelt, Japonya’da hemen karşılık vermemeye karar verdi.

I’d like to ask you a question, but if this is a bad time, I can come back at another time. <----> Sana bir soru sormak istiyorum, ama bu kötü bir zamansa, ben başka bir zaman geri gelebilirim.