becomes ile ilgili cümleler

That hat becomes you. <----> Bu şapka üzerinde iyi durdu.

The suit becomes him. <----> Takım ona olur.

It becomes a vicious circle. <----> Bir kısır döngü haline gelir.

It becomes warmer day after day. <----> Hava günden güne ılıyor.

She becomes drowsy after dinner. <----> Akşam yemeğinden sonra onu uyku bastırıyor.

When ice melts, it becomes water. <----> Buz erirse, su olur.

When ice melts, it becomes liquid. <----> Buz erirse, sıvı olur.

When water freezes it becomes ice. <----> Su donduğunda, buz olur.

I hope my book becomes a bestseller. <----> Kitabımın bestseller olmasını bekliyorum.

I hope my book becomes a bestseller. <----> Umarım kitabım bestseller olur.

Water becomes solid when it freezes. <----> Su donduğunda katı olur.

When the snow melts, it becomes water. <----> Kar eridiğinde su olur.

This river becomes shallow at that point. <----> Bu nehir o noktada sığ olur.

Boil the soup down until it becomes thick. <----> Çorba yoğunlaşana kadar kaynatın.

Boil the soup down until it becomes thick. <----> Yoğunlaşana kadar çorbayı kaynat.

He becomes a university student this year. <----> O bu yıl bir üniversite öğrencisi olur.

As we go up higher, the air becomes cooler. <----> Biz yukarı çıkarken hava soğur.

The higher we climb, the colder it becomes. <----> Yükseğe tırmandıkça, hava soğur.

As we dive deeper, the water becomes colder. <----> Daha derine daldığımız zaman su soğur.

As we go up higher, the air becomes thinner. <----> Biz yukarıya giderken hava incelir.

As we grow older, our memory becomes weaker. <----> Biz yaşlandıkça, hafızamız zayıflar.

As you climb higher, the air becomes colder. <----> Yükseğe tırmandığında hava soğur.

The higher you climb, the colder it becomes. <----> Ne kadar yükseğe tırmanırsan o kadar soğuk olur.

As you go up higher, the air becomes thinner. <----> Daha yukarıya giderken hava incelir.

The higher we go up, thinner the air becomes. <----> Ne kadar yükseğe gidersek hava o kadar incelir.

The higher we go up, the cooler the air becomes. <----> Ne kadar yukarıya gidersek hava o kadar soğuk olur.

The older we get, the weaker our memory becomes. <----> Yaşımız ilerledikçe hafızamız zayıflıyor.

The more I hear, the more interesting it becomes. <----> Ne kadar çok duyarsam, o kadar çok ilginç olur.

The number of women who becomes mothers is small. <----> Anne olan kadınların sayısı az.

The atmosphere becomes thinner as you climb higher. <----> Yükseğe tırmandıkça atmosfer incelir.

Water is liquid. When it freezes, it becomes solid. <----> Su sıvıdır. Donduğu zaman, katılaşır.

If your illness becomes worse, call in a specialist. <----> Hastalığın daha da kötüleşirse, bir uzman doktoru ara.

Tom becomes nervous whenever he has to speak in public. <----> Tom herkesin önünde konuşmak zorunda olduğunda sinirlenir.

If the plug becomes dirty, wipe it off with a dry cloth before connecting. <----> Fiş kirlenirse, takmadan önce kuru bir bezle silin.

When rain’s fallen and the soil is moist, it becomes easier to pull out weeds. <----> Yağmur yağarsa ve toprak nemli olursa, otları çekmek daha kolay olur.

Their influence becomes greater every day, but they are uncreative and can’t make value judgements. <----> Onların etkisi her gün biraz daha büyüyor fakat onlar yaratıcı değil ve değer yargıları yapamıyorlar.