belief ile ilgili cümleler

He has a firm belief. — Onun sağlam bir inancı var.

That’s a mistaken belief. — O yanlış bir inanış.

Her belief in God is unshaken. — Onun Allah’a olan inancı sarsılmaz.

Her belief in God is very firm. — Onun Allah’a inancı çok sağlam.

He had a firm belief in his God. — Tanrısına sağlam bir inancı vardı.

My belief is that you are right. — Senin haklı olduğun inancındayım.

My belief is that he will succeed. — Benim inancım onun başarılı olacağıdır.

I have a firm belief in his innocence. — Onun masum olduğuna dair sıkı bir inancım var.

He expressed his belief in her honesty. — O, onun dürüstlüğünde inancını ifade etti.

It’s my belief that knowledge is power. — Bilginin güç olduğuna inanıyorum.

He stated his belief that God created us. — Tanrı’nın bizi yarattığına olan inancını ifade etti.

I don’t have much belief in his abilities. — Onun yeteneklerine çok inancım yok.