belongings ile ilgili cümleler

He lost all his belongings. — O, bütün eşyalarını kaybetti.

Someone stole my belongings. — Biri eşyalarımı çaldı.

Tom lost all his belongings. — Tom tüm varlıklarını kaybetti.

Tom packed up his belongings. — Tom eşyalarını bavula koydu.

Are these all your belongings? — Bütün bunlar kişisel eşyalarınız mı?

Tom sold all of his belongings. — Tom kişisel eşyalarının hepsini sattı.

I’d like to put my belongings away. — Özel eşyalarımı saklamak istiyorum.

They are all my personal belongings. — Onların hepsi benim kişisel eşyalarım.

May I leave my belongings on the bus? — Kişisel eşyalarımı otobüste bırakabilir miyim?

Put your name on all your belongings. — Bütün eşyalarınıza adınızı yazın.

Don’t leave your belongings unattended. — Kişisel eşyalarını gözetimsiz bırakma.

I put all my belongings in a plastic bag. — Tüm kişisel eşyalarımı plastik bir torbaya koydum.

Tom gathered together all his belongings. — Tom tüm eşyalarını bir araya toplandı.

They robbed the man of all his belongings. — Adamın bütün eşyalarını soydular.

Tom lost most of his belongings in the fire. — Tom eşyalarının çoğunu yangında kaybetti.

Be sure to take all your belongings with you. — Tüm eşyalarınızı yanınıza almayı unutmayın.

My brother takes good care of his belongings. — Erkek kardeşim şahsi eşyalarına çok iyi bakar.

I’m moving, so I need boxes for my belongings. — Taşınıyorum, bu nedenle eşyalarımı kutulara koymam gerekir.

Tom put all his belongings in a small suitcase. — Tom tüm kişisel eşyalarını küçük bir valize koydu.

She asked him to leave and take all his belongings. — O onun gitmesini ve tüm özel eşyalarını almasını istedi.

Don’t leave your belongings unattended at the beach. — Plajda eşyalarınızı gözetimsiz bırakmayın.

Tom gathered his belongings and headed for the door. — Tom eşyalarını topladı ve kapıya yöneldi.

Tell Tom I want my belongings returned to me immediately. — Tom’a eşyalarımı bana derhal iade etmesini istediğimi söyle.

Tom put all his belongings in boxes and sent them to Boston. — Tom tüm eşyalarını kutulara koydu ve onları Boston’a gönderdi.