below ile ilgili cümleler

Tom has gone below. — Tom aşağıya gitti.

Click below to listen. — Dinlemek için aşağıya tıklayın.

My room is just below. — Odam tam aşağıda.

Tom is below contempt. — Tom küçümsemenin altında.

We saw a lake far below. — Biz çok aşağıda bir göl gördük.

His work is below average. — Onun eseri ortalamanın altındadır.

Their price is below ours. — Onların fiyatı bizimkinin altındadır.

Please read the text below. — Lütfen aşağıdaki metni okuyunuz.

Your work is below average. — işiniz ortalamanın altında.

It’s six degrees below zero. — Sıfırın altında altı derece.

Who lives in the room below? — Aşağıdaki odada kim yaşıyor?

Please see below for details. — Lütfen ayrıntılar için aşağıya bakınız.

The fuel level is below empty. — Yakıt seviyesi boşun altında.

It’s thirty degrees below zero. — Hava sıfırın altında otuz derecedir.

See below for more information. — Daha fazla bilgi için aşağıya bakın.

The temperature is forty below. — Sıcaklık sıfırın altında kırk derece.

below are several possibilities. — Aşağıda birkaç olasılık var.

For further details, read below. — Daha fazla ayrıntı için aşağıyı oku.

It is ten degrees below zero now. — ޞimdi sıcaklık sıfırın altında on derece.

Thermometers often go below zero. — Termometreler çoğunlukla sıfırın altına iner.

Feel free to leave comments below. — Yorumları aşağıya bırakmak için çekinmeyin

He looked down at the valley below. — Aşağıdaki vadiye baktı.

Further details are presented below. — Daha fazla ayrıntılar aşağıda sunuluyor.

The temperature is below zero today. — Bugün sıcaklık sıfırın altında.

The temperature’s fallen below zero. — Sıcaklık sıfırın altında düşmüş.

The sun is setting below the horizon. — Güneş ufkun altında batıyor.

The sun is sinking below the horizon. — Güneş ufkun altında batıyor.

The thermometer went down below zero. — Termometre sıfırın altına düştü.

These concepts are illustrated below. — Bu kavramlar aşağıda gösteriliyor.

The sun sank slowly below the horizon. — Güneş ufkun altında yavaşça battı.

We saw the sun sink below the horizon. — Biz ufkun altında güneşin batışını gördük.

Tom has a scar just below his left eye. — Tom’un tam sol gözünün altında bir yara izi var.

The sun has just sunk below the horizon. — Güneş ufuktan yeni battı.

The temperature is below zero today, too. — Bugün de hava sıcaklığı sıfırın altında.

Today, too, the temperature is below zero. — Bugün de hava sıcaklığı sıfırın altında.

It was ten degrees below zero this morning. — Bu sabah sıfırın altında on dereceydi.

The temperature fell below zero last night. — Sıcaklık dün gece sıfırın altına düştü.

Tom lives above me and Mary lives below me. — Tom benim üstümde ve Mary benim altımda yaşıyor.

Tom is below the general level of the class. — Tom sınıfın genel seviyesinin altındadır.

We watched the sun sinking below the horizon. — Ufukta güneşin batışını izledik.

Your marks were well below average this term. — Bu dönem notların ortalamanın oldukça altında.

The man watched the sun set below the horizon. — Adam ufkun altında güneşin batışını izledi.

The price of oil has dipped below $30 a barrel. — Petrolün fiyatı varili 30 doların alına düştü.

The sun sank below the horizon and it got dark. — Güneş ufukta battı ve hava karardı.

The thermometer reads three degrees below zero. — Termometre sıfırın altında üç derece olarak okuyor.

The temperature fell to five degrees below zero. — Sıcaklık sıfırın altında beş dereceye düştü.

The temperature outside is four degrees below zero. — Dışarıda sıcaklık sıfırın altında dört derecedir.

The temperature is currently ten degrees below zero. — Sıcaklık şu anda sıfırın altında on derece.

Tom kissed Mary on the neck just below her left ear. — Tom Mary’yi sol kulağının tam altından boynundan öptü.

Record the serial number in the space provided below. — Aşağıda verilen boşluğa seri numarasını kaydet.

The temperature has been below zero for many days now. — Sıcaklık artık pek çok gün boyunca sıfırın altında oldu.

It was below zero this morning, but I cycled to school. — Bu sabah sıcaklık sıfırın altındaydı ama okula bisikletle gittim.

We can offer these new products at 20% below list price. — Biz bu yeni ürünleri liste fiyatının % 20 altında sunabiliriz.

My temperature was below thirty-seven degrees this morning. — Bu sabah benim ateşim otuz yedi derecenin altındaydı.

The reason why we cannot support his view will be given below. — Onun görüşünü destekleyememizin nedeni aşağıda verilecektir.

Last night, the temperature went down to ten degrees below zero. — Dün gece, sıcaklık sıfırın altında on dereceye indi.

Tom and I went to the same high school. He was two years below me. — Tom ve ben aynı liseye gittik. O benden iki yıl aşağıdaydı.

If you have a time, could you translate some sentences below, please? — Aşağıdaki cümleleri çevirebilir misiniz, lütfen?

For the first time in more than 6 years, the unemployment rate is below 6%. — 6 yıldan fazladır ilk defa, işsizlik oranı % 6’nın altındadır.