belts ile ilgili cümleler

Buckle your seat belts. <----> Sizin emniyet kemerlerinizi takın.

None were wearing seat belts. <----> Hiçbiri emniyet kemeri takmıyordu.

Drivers should wear seat belts. <----> Sürücüler emniyet kemerleri takmalılar.

People who drive cars should wear seat belts. <----> Araba kullanan insanlar emniyet kemeri takmalılar.

She showed them how to fasten their seat belts. <----> Emniyet kemerlerini nasıl bağlayacaklarını onlara gösterdi.

The driver advised us to fasten our seat belts. <----> Sürücü bize emniyet kemerlerimizi bağlamamızıı tavsiye etti.

Remain in your seats with your seat belts fastened. <----> Emniyet kemerleriniz bağlı şekilde koltuklarınızda kalın.

Luckily, both of the drivers were wearing seat belts. <----> Allahtan iki şoför de emniyet kemeri takıyordu.

Luckily, both of the drivers were wearing seat belts. <----> Bereket versin ki iki şoför de emniyet kemeri takıyordu.

Please fasten your seat belts and prepare for departure. <----> Lütfen emniyet kemerlerinizi bağlayın ve kalkış için hazırlanın.

She showed the passengers how to fasten their seat belts. <----> O, emniyet kemerlerini nasıl bağlayacaklarını yolculara gösterdi.

Small businesses will have to tighten their belts to survive. <----> Küçük işletmeler ayakta kalmak için kemerlerini sıkacaklar.

To make our house payments, we’re going to have to tighten our belts. <----> Ev ödemelerimizi yapmak için, kemerlerimizi sıkıştırmak zorunda kalacağız.

Until 1986, in the schools of England, it was legal to punish children with belts, sticks, and clubs. <----> 1986’ya kadar İngiltere’nin okullarında, çocukları kemerlerle, değneklerle ve sopalarla cezalandırmak yasaldı.

This site is full of exercises for second (2nd) grade students. These exercises are online and interactive. 2nd grade math exercises
You can learn English words in context: use in a sentence and in a sentence