borrows ile ilgili cümleler

She borrows novels from Tom. — O, Tom’dan roman ödünç alır.

He always borrows money from me. — O her zaman benden borç para alıyor.

Tom often borrows books from me. — Tom sık sık benden kitaplar ödünç alır.

Tom often borrows money from me. — Tom sık sık benden ödünç para alır.

He never borrows nor lends things. — O, şeyleri asla ödünç almaz ya da vermez.

He borrows the car from his neighbor. — O, komşusundan ödünç araba alır.

Tom often borrows money from his friends. — Tom sık sık arkadaşlarından para ödünç alır.

I don’t like it when Tom borrows money from me. — Tom benden ödünç para istediğinde bundan hoşlanmıyorum.

Every day, my brother borrows a new book from the library. — Her gün, erkek kardeşim kütüphaneden yeni bir kitap ödünç alır.

Tom always asks for permission before he borrows my bicycle. — Tom bisikletimi ödünç almadan önce her zaman izin ister.