bothers ile ilgili cümleler

It bothers me, too. — Bu beni de rahatsız ediyor.

It bothers me a lot. — Bu beni çok rahatsız eder.

It bothers me a lot. — Bu beni çok rahatsız ediyor.

Nothing bothers Tom. — Hiçbir şey Tom’u rahatsız etmez.

The noise bothers me. — Gürültü beni rahatsız ediyor.

Loud music bothers me. — Yüksek sesli müzik beni rahatsız ediyor.

That bothers us a lot. — Bu bizi çok rahatsız ediyor.

That really bothers me. — Bu gerçekten beni rahatsız ediyor.

That’s what bothers me. — Ben rahatsız eden bu.

It bothers me immensely. — Bu beni son derece rahatsız ediyor.

This clearly bothers Tom. — Bu Tom’u açıkça rahatsız ediyor.

Tom never bothers anyone. — Tom kimseyi rahatsız etmez.

I can see that bothers you. — Bunun seni rahatsız ettiğini görebiliyorum.

What is it that bothers you? — Sizi rahatsız eden nedir?

What bothers me is his attitude. — Beni rahatsız eden onun tavrı.

Cigarette smoke bothers me a lot. — Sigara dumanı beni çok rahatsız eder.

Tom seldom bothers to comb his hair. — Tom kırk yılda bir saçını tarama zahmetine katlanır.

It’s something that bothers me quite a bit. — Bu beni oldukça rahatsız eden bir şey.

I’m still going to do it, no matter how much it bothers you. — Seni ne kadar rahatsız ederse etsin, onu hala yapacağım.

It’s only when I can’t sleep at night that the ticking of the clock bothers me. — Sadece gece uyuyamadığım zamanlar saatin tik tak sesleri beni rahatsız eder.