bottle of ile ilgili cümleler

Give me a bottle of wine. — Bana bir şişe şarap ver.

He drank a bottle of wine. — O bir şişe şarap içti.

I’d like a bottle of soda. — Ben bir şişe soda istiyorum.

We need a bottle of juice. — Bizim bir şişe meyve suyuna ihtiyacımız var.

I brought a bottle of wine. — Bir şişe şarap getirdim.

I have a bottle of whiskey. — Bir şişe viskim var.

I’d like a bottle of water. — Bir şişe su istiyorum.

Let’s open a bottle of wine. — Bir şişe şarap açalım.

Tom opened a bottle of wine. — Tom bir şişe şarap açtı.

We’d like a bottle of rosé. — Biz bir şişe roze şarabı istiyoruz.

I want a bottle of Coca-Cola. — Ben bir şişe coca cola istiyorum.

I want a bottle of Coca-Cola. — Bir şişe Coca-Cola istiyorum.

Let’s split a bottle of wine. — Bir şişe şarabı paylaşalım.

Tom ordered a bottle of wine. — Tom bir şişe şarap ısmarladı.

I opened a bottle of red wine. — Bir şişe kırmızı şarap açtım.

Let’s get a bottle of whiskey. — Bir şişe viski alalım.

This is a good bottle of wine. — Bu iyi bir şişe şarap.

Tom uncorked a bottle of wine. — Tom bir şişe şarabını tıpasını çıkardı.

Another bottle of wine, please. — Bir şişe şarap daha, lütfen.

I bought a bottle of salad oil. — Bir şişe salata yağı aldım.

Tom gave Mary a bottle of wine. — Tom Mary’ye bir şişe şarap verdi.

He drank a whole bottle of milk. — O, bir şişe sütü tamamen içti.

One more bottle of wine, please. — Bir şişe şarap daha, lütfen.

There was a bottle of wine left. — Bir şişe şarap kalmıştı.

Tom bought a bottle of red wine. — Tom bir şişe kırmızı şarap aldı.

Tom brought a bottle of tequila. — Tom bir şişe tekila getirdi.

Tom is holding a bottle of beer. — Tom bir şişe bira tutuyor.

I just uncorked a bottle of wine. — Ben az önce bir şişe şarap açtım.

Open another bottle of Coca-Cola. — Başka bir Coca-Cola şişesi açın.

Tom was holding a bottle of wine. — Tom bir şişe şarap tutuyordu.

We’d like another bottle of wine. — Bir şişe şarap daha istiyoruz.

Tom bought a bottle of cheap wine. — Tom bir şişe ucuz şarap satın aldı.

Tom handed Mary a bottle of pills. — Tom, Mary’ye bir şişe hap verdi.

Tom handed Mary a bottle of water. — Tom, Mary’ye bir şişe su verdi.

Tom opened another bottle of wine. — Tom bir şişe daha şarap açtı.

Tom ordered a bottle of champagne. — Tom Bir şişe şampanya ısmarladı.

How much does a bottle of beer cost? — Bir şişe bira ne kadar?

How much does a bottle of beer cost? — Bir şişe bira kaça?

Tom and Mary split a bottle of wine. — Tom ve Mary bir şişe şarap ayırdı.

He drinks a bottle of beer at dinner. — Akşam yemeğinde bir şişe bira içer.

Let’s start with this bottle of wine. — Bu şarap şişesiyle başlayalım.

Tom bought a bottle of cheap red wine. — Tom bir şişe ucuz kırmızı şarap aldı.

She has a bottle of milk every morning. — O her gün bir şişe süt içer.

There is a bottle of wine on the table. — Masanın üstünde bir şişe şarap var.

Tom took a drink from a bottle of wine. — Tom şarap şişesinden bir yudum aldı.

We should bring another bottle of wine. — Bir şişe daha şarap getirmeliyiz.

I know you’d prefer a bottle of red wine. — Bir şişe kırmızı şarap istediğini biliyorum.

I think I’ll start with a bottle of beer. — Sanırım bir şişe birayla başlayacağım.

There’s only one bottle of red wine left. — Sadece bir şişe kırmızı şarap kaldı.

Tom offered me a very old bottle of wine. — Tom bana çok eski bir şişe şarap sundu.