boys ile ilgili cümleler

The boys are out. — Çocuklar dışarıdalar.

boys will be boys. — Oğlanlar oğlanlar olacak.

It’s a boys‘ club. — O bir erkekler kulübü.

The boys are fine. — Erkek çocukları iyi.

The boys look sad. — Erkek çocuklar üzgün görünüyor.

These are my boys. — Bunlar benim çocuklarım.

Big boys don’t cry. — Büyük oğlanlar ağlamaz.

boys, be ambitious. — Çocuklar, hırslı olun.

The boys are noisy. — Çocuklar gürültülü.

Where are the boys? — Oğlanlar nerede?

Bring our boys home. — Çocuklarımızı eve getirin.

The boys kept quiet. — Çocuklar sessiz kalmayı sürdürdü.

The boys were quiet. — Çocuklar sakindi.

These boys are wild. — Bu çocuklar vahşi.

Meeting boys is hard. — Erkek çocuklarla tanışmak zordur.

The boys are excited. — Çocuklar heyecanlı.

The boys are thirsty. — Oğlanlar susamış.

The boys worked hard. — Çocuklar çok çalıştı.

This toy is for boys. — Bu oyuncak erkekler için.

We talked about boys. — Erkek çocukları hakkında konuştuk.

All the boys ran away. — Bütün erkekler kaçtılar.

Both boys have autism. — Her iki oğlanın otizmi var.

I don’t like bad boys. — Kötü çocukları sevmem.

I like boys like that. — Öyle çocukları severim.

The boys built a raft. — Çocuklar bir sal yaptı.

The boys were injured. — Erkek çocukları yaralandı.

The other boys smiled. — Diğer çocuklar gülümsedi.

They weren’t all boys. — Onların hepsi erkek çocuğu değildi.

All the boys went away. — Bütün çocuklar uzaklaştı.

All three boys laughed. — Ãœç çocuğun hepsi güldü.

Both boys studied hard. — Her iki çocuk çok çalıştı.

Both boys were rescued. — Her iki çocuk da kurtarıldı.

Do you know those boys? — O çocukları tanıyor musun?

Do you know those boys? — O oğlanları tanıyor musun?

Grab the shovels, boys. — Kürekleri alın çocuklar.

The boys will be happy. — Çocuklar mutlu olacak.

Who are these two boys? — ޞu iki oğlan kim?

All the boys are honest. — Bütün çocuklar dürüst.

All the boys are honest. — Bütün çocuklar dürüsttür.

Can you babysit my boys? — Çocuklarıma bakabilir misin?

I know some of the boys. — Çocuklardan bazılarını tanıyorum.

I’m so proud of my boys. — Benim erkek çocuklarımla gurur duyuyorum.

Most boys know his name. — Birçok çocuk onun adını bilir.

Most boys know his name. — Çoğu genç onun adını bilir.

Most boys like TV games. — Çoğu erkek çocukları TV oyunlarını severler.

Most boys like baseball. — Birçok çocuk beyzbolu sever.

Most boys like baseball. — Çoğu erkek çocuk beysbolu sever.

They’re just young boys. — Onlar sadece genç erkekler.

All the boys looked down. — Bütün erkekler aşağıya baktı.