brain ile ilgili cümleler

My brain is full. — Beynim dolu.

He has a good brain. — O akıllıdır.

It’s a brain-teaser. — O bir zeka oyunu.

My brain works fine. — Benim beynim iyi çalışıyor.

I have a brain tumor. — Bir beyin tümörüm var.

I’m racking my brain. — Bir konu üzerinde çok düşünüyorum.

Tom is brain damaged. — Tom beyin hasarlı.

Tom had a brain tumor. — Tom’un bir beyin tümörü vardı.

It’s not brain surgery. — O, beyin ameliyatı değil.

Tom died of brain cancer. — Tom beyin kanserinden öldü.

Tom had to have brain surgery. — Tom beyin ameliyatı olmak zorunda kaldı.

He’s an excellent brain surgeon. — O, mükemmel bir beyin cerrahıdır.

My sister has a very good brain. — Kız kardeşimin çok iyi zekası var.

It’s not brain surgery, you know. — Bu, beyin ameliyatı değil, biliyorsun.

She’s an excellent brain surgeon. — O mükemmel bir beyin cerrahıdır.

Tom has been declared brain dead. — Tom’un beyin ölümü açıklandı.

A blood vessel burst inside his brain. — Beyninde bir kan damarı patladı.

Some people say that fish is brain food. — Bazı insanlar balığın beyin gıdası olduğunu söylüyor.

Are you saying that I don’t have a brain? — Beyinsiz olduğumu mu söylüyorsun?

The human brain weighs about three pounds. — İnsan beyni yaklaşık üç paund ağırlığında.

Tom is showing no signs of brain activity. — Tom hiçbir beyin aktivitesi işareti göstermiyor.

If a brain can do it, a computer can do it. — Bir beyin onu yapabiliyorsa, bir bilgisayar onu yapabilir.

I don’t understand how the human brain works. — İnsan beyninin nasıl çalıştığını anlamıyorum.

The brain needs a continuous supply of blood. — Beynin sürekli bir kan kaynağına ihtiyacı var.

Is it really possible to do a brain transplant? — Beyin nakli yapmak gerçekten mümkün mü?

My brain doesn’t seem to be working well today. — Kafam bugün iyi çalışmıyor anlaşılan.

My brain doesn’t seem to be working well today. — Bugün aklım iyi çalışıyor gibi görünmüyor.

The brain is the most complex organ in the body. — Beyin vücuttaki en karmaşık organdır.

Tom’s brain was deprived of oxygen for too long. — Tom’un beyni uzun süre oksijenden yoksun kaldı.

I’d explain it to you, but your brain would explode. — Onu size açıklardım, ancak beyniniz patlardı.

Tom’s father was diagnosed with a brain tumor last year. — Geçen yıl Tom’un babasına beyin tümörü tanısı konuldu.

Students discussed the problem of brain death for a long time. — Öğrenciler uzun süre beyin ölümü sorununu tartıştı.

There are still many things left to learn about the human brain. — insan beyni hakkında öğrenilecek hala pek çok şey vardır.

All drugs of addiction increase the release of dopamine in the brain. — Bağımlılık yapan bütün ilaçlar, beyinde dopamin salınımını arttırır.

All drugs of addiction increase the release of dopamine in the brain. — Bağımlılık yapan bütün ilaçlar, beyinde dopamin salgılanmasını arttırır.