brains ile ilgili cümleler

I wish I had Tom’s brains. — Keşke Tom’un zekasına sahip olsam.

The man blew out his own brains. — Adam kendi beynini uçurdu.

Why did Tom blow his brains out? — Neden Tom kafasına ateş ederek intihar etti?

I racked my brains for an answer. — Bir cevap için çok düşündüm.

Tom is the brains of our company. — Tom şirketimizin beynidir.

You have to use your brains in this work. — Bu işte beynini kullanmak zorundasın.

He is one of the best brains in our country. — Kendisi ülkemizin en iyi beyinlerinden biridir.

He is one of the best brains in our country. — Ãœlkemizdeki en zeki kimselerden biridir.

I hope you have brains enough to see the difference. — Umarım farkı görecek kadar beynin vardır.

Tom shot Mary in the knee before he blew her brains out. — Tom onun beynini dağıtmadan önce Mary’ye dizinden ateş etmişti

He’s racking his brains about how to deal with the matter. — O, sorunu nasıl halledeceği hakkında kafa yoruyor.

Tom has been racking his brains for a solution to the problem. — Tom soruna bir çözüm için çok fazla düşünüyor.

Tom has been racking his brains for a solution to the problem. — Tom soruna bir çözüm için kafa patlatıyor.