branch ile iligili cümleler

Tom is branch manager. — Tom şube müdürü.

Tom is a branch manager. — Tom bir şube müdürüdür.

I cut a branch from the tree. — Ben ağaçtan bir dal kestim.

Our main branch is in Boston. — Bizim merkez şubemiz Boston’da.

Tom cut a branch off the tree. — Tom ağaçtan bir dal kesti.

Physics is a branch of science. — Fizik bir bilim dalıdır.

He held on firmly to the branch. — O, dalı sıkıca tuttu.

An olive branch symbolises peace. — Bir zeytin dalı barışı simgeler.

An olive branch symbolizes peace. — Bir zeytin dalı barışı sembolize eder.

He cut off a branch from the tree. — Ağaçtan bir dal kesti.

Algebra is a branch of mathematics. — Cebir matematiğin bir dalıdır.

Tom banged his head on a tree branch. — Tom başını bir ağaç dalına çarptı.

The boy tried to saw off the dead branch. — Genç, kuru dalı kesmeye çalıştı.

Which branch of the armed forces were you in? — Silahlı kuvvetlerin hangi kolundaydın?

The lamp was suspended from the branch of a tree. — Lamba bir ağacın dalından askıya alındı ​​.

A new branch will be opened in Chicago next month. — Gelecek ay ޞikago’da yeni bir şube açılacak.

Some birds are sitting on the branch of that tree. — Birkaç kuş o ağacın dallarına tünemiş.

His son-in-law was transferred to an overseas branch. — Onun damadı bir yurtdışı şubesine transfer edildi.

Their colleague was transferred to an overseas branch. — Onların meslektaşları bir yurt dışı şubesine transfer edildi.

Better to extend an olive branch than launch a missile. — Bir zeytin dalı uzatmak bir füze fırlatmaktan daha iyi.

I think I can reach the branch if you’ll give me a boost. — Beni yukarıya itersen dala ulaşabileceğimi düşünüyorum.

The branch offices of the bank are located all over Japan. — Bankanın şubeleri Japonya’nın her yerinde bulunmaktadır.

Luckily, I got hold of a branch and was saved from falling. — Neyse ki bir dalı tuttum ve düşmekten kurtuldum.

She was transferred from the head office to a branch office last month. — O geçen ay genel müdürlükten şube müdürlüğüne transfer edildi.

The University Administration decided to set up a branch campus in New York. — Ãœniversite Yönetimi, New York’ta bir şube kampüs kurmaya karar verdi.

Tom lost his job when his branch of the company amalgamated with head office. — Tom, şirketin şubesi merkez ofisi ile birleşince işini kaybetti.