complaints ile ilgili cümleler

complaints are rare. — ޞikayetler nadirdir.

I have no complaints. — Hiç şikayetim yok.

Tom had no complaints. — Tom’un hiç şikayeti yoktu.

Tom has no complaints. — Tom hiç şikayeti yok.

We have no complaints. — Herhangi bir şikâyetimiz yok.

I’ve got no complaints. — Hiç şikâyetim yok.

We’ve had no complaints. — Bizim şikayetlerimiz yoktu.

I’ve heard no complaints. — Hiçbir şikayet duymadım.

Do you have any complaints? — Hiç şikâyetiniz var mı?

Her complaints never cease. — Onun şikayetleri hiç bitmez.

His complaints never cease. — Onun şikayetleri asla bitmez.

What were Tom’s complaints? — Tom’un şikayetleri nelerdi?

I don’t have any complaints. — Benim herhangi bir yakınmam yok.

I’m sick of your complaints. — ޞikayetlerinden bıktım.

I’m tired of her complaints. — Onun şikâyetlerinden bıktım.

We’ve had lot of complaints. — Çok şikayetim vardı.

I’m tired of your complaints. — Ben senin şikâyetlerinden usandım.

That explains the complaints. — O, şikayetleri açıklıyor.

I’ve never had any complaints. — Hiç şikâyetim olmadı.

We haven’t had any complaints. — Bizim herhangi bir şikayetimiz olmadı.

Both complaints were dismissed. — Her iki şikayet de reddedildi.

I haven’t heard any complaints. — Herhangi bir şikayet duymadım.

I trust you have no complaints. — Umarım hiç şikayetin yok.

I’m fed up with her complaints. — Onun şikâyetlerinden bıktım.

I’m sick of all the complaints. — Ben tüm şikayetlerden bıktım.

I’m getting a lot of complaints. — Çok fala şikayet alıyorum.

I’m tired of all his complaints. — Onun bütün şikâyetlerinden bıktım.

I’m tired of all your complaints. — Tüm şikâyetlerinizden bıktım.

No complaints have been reported. — Hiçbir şikayet bildirilmedi.

We’ve had no complaints from Tom. — Bizim Tom’dan hiçbir şikayetimiz olmadı.

He annoyed us with his complaints. — O, şikayetleri ile bizi huzursuz etti.

I’ve heard no complaints from Tom. — Tom’dan hiçbir şikayet duymadım.

I don’t want to hear any complaints. — Hiç şikayet duymak istemiyorum.

I haven’t had any complaints so far. — ޞimdiye kadar herhangi bir şikayetim olmadı.

I’m really tired of your complaints. — Ben gerçekten şikayetlerinden bıktım.

One of Tom’s complaints is the food. — Tom’un şikayetlerinden biri yiyecektir.

I’m getting tired of your complaints. — ޞikayetlerinden bıkmaya başlıyorum.

I’m getting tired of your complaints. — ޞikayetlerinden usanmaya başlıyorum.

I’m tired of your endless complaints. — Ben senin bitmeyen yakınmalarından bıktım.

We haven’t had any complaints so far. — ޞu ana kadar herhangi bir şikayetimiz olmadı.

I’m sick and tired of your complaints. — Senin şikayetlerin burnumdan geldi.

I’m fed up with all of Tom’s complaints. — Tom’un şikâyetlerinin hepsinden bıktım.

I’m sick of listening to her complaints. — Onun şikâyetlerini dinlemekten usandım.

Tom has had enough of Mary’s complaints. — Tom Mary’nin şikâyetlerinden bıktı.

We’ve had complaints from our neighbors. — Komşularımızdan şikayetlerimiz vardı.

He turned a deaf ear to their complaints. — O onların şikayetlerine kulaklarını tıkadı.

I’m sick of listening to your complaints. — ޞikâyetlerini dinlemekten bıktım.

I don’t want to hear any complaints today. — Bugün herhangi bir şikayet duymak istemiyorum.

I think we should ignore Tom’s complaints. — Sanırım Tom’un şikayetlerini görmezden gelmeliyiz.

I’m tired of listening to your complaints. — ޞikayetlerini dinlemekten yoruldum.

I’m tired of listening to your complaints. — Senin şikayetlerini dinlemekten yoruldum.

I don’t want to hear any of your complaints. — ޞikayetlerinin herhangi birini duymak istemiyorum.

The residents made complaints about the noise. — Oturanlar gürültü hakkında şikayette bulundular.

We’ve gotten some complaints from some parents. — Bazı ebeveynlerden bazı şikâyetler aldık.

That’s one of the most common complaints we hear. — Bu, duyduğumuz en yaygın şikayetlerden biri.

I’m getting sick and tired of all your complaints. — Tüm şikayetlerinden bıkıp usanıyorum.

Tom annoyed everyone with his constant complaints. — Tom sürekli şikâyetleri ile herkesi rahatsız etti.

We’ve gotten some complaints about Tom’s behavior. — Tom’un davranışı hakkında bazı şikâyetler aldık.

Tom says he’s gotten complaints about you drinking. — Tom senin içmen hakkında şikayetler aldığını söylüyor.

We’ve received thirteen complaints so far this week. — Bu hafta şimdiye kadar on üç şikâyet aldık.

I’ve had it. All I’ve done today is handle complaints. — Bıktım artık. Bugün bütün yaptığım şikayetlerle başa çıkmak.

There have been a lot of complaints about that policy. — O politika hakkında bir sürü şikayet vardı.

There have been a lot of complaints about your behavior. — Senin davranışın hakkında bir sürü şikayetler olmaktadır.

There have been a lot of complaints about the way Tom behaves. — Tom’un davranış şekli ile ilgili çok sayıda şikâyetler olmuştur.

If you have any complaints, let me know, and I’ll look into them. — Herhangi bir şikayetiniz varsa bana bildirin, ve onlara bakacağım.

We’ve had a lot of complaints about how you treat your classmates. — Bizim sınıf arkadaşlarınıza nasıl davrandığınız hakkında bir sürü şikayetlerimiz vardı.

There have been a lot of complaints about the high prices at the pumps. — Topuklu ayakkabılarda yüksek fiyatlar hakkında bir sürü şikayetler vardı.

I’ve no complaints. As far as I’m concerned, everything is just perfect. — Hiç şikayetim yok. Bana kalırsa, her şey mükemmel.

There have been a lot of complaints about the lack of police protection. — Polis koruması eksikliği ile ilgili bir sürü şikayetler vardı.

Please send any complaints or suggestions to the following email address. — Herhangi bir şikâyet veya önerilerinizi aşağıdaki e-posta adresine gönderin.

One of my major complaints about the iPhone is that it doesn’t support Flash. — Benim IPhone hakkında büyük şikayetlerimden biri de Flash desteği olmamasıdır.

There have been a lot of complaints about kids skateboarding in front of the school. — Okulun önünde kaykay yapan çocuklar hakkında bir sürü şikayet oldu.

After patiently listening to the audience’s complaints, the judges changed the results. — İzleyicinin şikayetlerini sabırla dinledikten sonra, hakimler sonuçları değiştirdi.

There have been a lot of complaints from consumers that our products don’t last as long as we claim. — Ãœrünlerimizin iddia ettiğimiz kadar uzun ömürlü olmadığına dair tüketicilerden çok sayıda şikâyetler gelmektedir.

There have been a lot of complaints from students about the amount of homework that Mr. Jackson gives. — Bay Jackson’ın verdiği ödev miktarı ile ilgili öğrencilerden gelen birçok şikâyetler olmaktadır.

There have been a lot of complaints recently about drivers not obeying the speed limits in downtown Boston. — Son zamanlarda Boston şehir merkezinde hız limitlerine uymayan sürücüler hakkında çok sayıda şikâyet oldu.

There have been a lot of complaints in the last few days about the amount of noise coming from your apartment. — Son birkaç gün içinde apartmanınızdan gelen gürültünün miktarı hakkında çok sayıda şikâyet var.

I am sick to death of your complaints.

Their complaints filled me with anger.

His constant complaints aroused my rage.

He turned a deaf ear to their complaints.

He muttered complaints against the school.

The residents made complaints about the noise.

Her constant complaints frustrated him deeply.

She irritates me to no end with her complaints.

These complaints are too silly to warrant any attention.

I’ve had it.

All I’ve done today is handle complaints.

All we hear are complaints, no one says anything when things go well.

An increase in customer complaints could signal a decline in business.

The loudness of the outdoor concert resulted in a number of complaints.

Have you heard the latest rumor about the secretary in the complaints department?
Bartenders say they hear more complaints about work than any other topic.

Her complaints of harassment resulted in the firing of a man in the office.

I’ve no complaints.

As far as I’m concerned, everything is just perfect.

This site is full of exercises for second (2nd) grade students. These exercises are online and interactive. 2nd grade math exercises
You can learn English words in context: use in a sentence and in a sentence