doesn’t bother ile ilgili cümleler

It doesn’t bother me. — O beni rahatsız etmiyor.

It doesn’t bother me. — Bu beni rahatsız etmiyor.

It doesn’t bother us. — O bizi rahatsız etmez.

That doesn’t bother me. — Bu beni rahatsız etmiyor.

That doesn’t bother Tom. — O, Tom’u rahatsız etmiyor.

It doesn’t bother me much. — Bu, beni çok rahatsız etmiyor.

It doesn’t bother me anymore. — Bu artık beni rahatsız etmiyor.

That doesn’t bother me at all. — O beni hiç rahatsız etmez.

It doesn’t bother me if you stay. — Kalırsan beni rahatsız etmez.

He doesn’t bother to comb his hair. — Saçını tarama zahmetine katlanmaz.

It doesn’t bother me to walk in the rain. — Yağmurda yürümek beni rahatsız etmez.

It doesn’t bother me if you take that book. — O kitabı alırsan, benim için sakıncası yok.

It doesn’t bother me that Tom is going to be there with his new girlfriend. — Tom’un yeni kız arkadaşıyla orada olacak olması beni rahatsız etmez.