encourage ile ilgili cümleler

Don’t encourage Tom. — Tom’u teşvik etmeyin.

Encourage him to do it. — Onu bunu yapmaya teşvik et.

I encourage you to do so. — Ben sizi öyle yapmaya teşvik ediyorum.

I will go to encourage him. — Onu teşvik edeceğim.

Let’s encourage the players. — Hadi oyuncuları teşvik edelim.

Try to encourage me a little. — Beni biraz teşvik etmeye çalış.

We encourage foreign investment. — Yabancı yatırımları teşvik ediyoruz.

We encourage your participation. — Katılımınızı destekliyoruz.

We have to encourage each other. — Birbirimizi teşvik etmek zorundayız.

We have to encourage each other. — Birbirimizi cesaretlendirmek zorundayız.

Encourage everyone to participate. — Katılmaları için herkesi teşvik et.

That’s something I won’t encourage. — O teşvik etmeyeceğim bir şey.

You must encourage him to try again. — Tekrar denemesi için onu teşvik etmelisin.

How do you encourage people to do that? — İnsanları onu yapmak için nasıl cesaretlendiriyorsunuz?

Parents need to encourage their children to read. — Anne ve babaların, çocuklarını kitap okumaya teşvik etmeleri gerekir.

My mother tried to encourage me to eat a healthier diet. — Annem beni daha sağlıklı bir diyet yemeye teşvik etti.

I think we need to encourage Tom to study a little harder. — Sanırım Tom’u biraz daha çok çalışması için teşvik etmeliyiz.

I’ll do whatever I can to encourage Tom to stay in school. — Tom’u okulda kalmaya teşvik etmek için elimden geleni yapacağım.

You might want to encourage Tom to do his own homework early. — Tom’u kendi ev ödevini erkenden yapması için teşvik etmek isteyebilirsin.

What do you think is the best way to encourage Tom to study more? — Tom’u daha çok çalışmaya teşvik etmek için en iyi yolun ne olduğunu düşünüyorsunuz?

We have to figure out a way to encourage Tom to do the right thing. — Biz Tom’u doğru şeyi yapmaya teşvik etmek için bir yol bulmak zorundayız.

Tom didn’t want to encourage Mary to do anything that might get her in trouble. — Tom, Mary’yi başını belaya sokacak bir şey yapmaya teşvik etmek istemedi.

One way to lower the number of errors in the Tatoeba Corpus would be to encourage people to only translate into their native languages. — Tatoeba Korpus’taki hataların sayısını azaltmanın bir yolu, insanları sadece kendi anadillerine çeviriler yapmaya teşvik etmek olabilir.

When I’m sad, my friends encourage me.

I often have to encourage my son to do his homework.

Discussion question: What virtues will you encourage in your children? virusIt is imperative that we should encourage participatory forms of decisionmaking.

Syrus once said, “Pardon one offense, and you encourage the commission of many.


encourage ile ilgili cümleler 10 cümle ve Türkçe ve İngilizce çevirisi.
Basit ve Orta – İleri seviye 5 adet örnek Cümle
Onlarca basit seviye cümle çevirisi ve İngilizce temel kelimeler

This site is full of exercises for second (2nd) grade students. These exercises are online and interactive. 2nd grade math exercises
You can learn English words in context: use in a sentence and in a sentence