go back to ile ilgili cümleler

go back to bed now. <----> ޞimdi yatağa geri dön.

go back to bed now. <----> ޞimdi tekrar yatmaya git.

go back to the lab. <----> Laboratuara geri gidin.

go back to your bed. <----> Yatağına dön.

Just go back to bed. <----> Sadece geri yat.

go back to your room. <----> Odana geri dön.

go back to your seat. <----> Koltuğunuza geri dönün.

go back to your seat. <----> Koltuğuna geri dön.

go back to your work. <----> İşine geri dön.

Let’s go back to Tom. <----> Tom’a geri gidelim.

go back to the office. <----> Ofise geri git.

go back to your seats. <----> Koltuklarınıza geri dönün.

Just go back to sleep. <----> Sadece geri uyumaya git.

Don’t go back to sleep! <----> Sakın tekrar uyuma!

go back to your office. <----> Ofisine geri dön.

I’ll go back to Boston. <----> Boston’a döneceğim.

You can go back to bed. <----> Yatağa geri dönebilirsin.

Let’s go back to Boston. <----> Boston’a dönelim.

go back to your families. <----> Ailelerinize geri gidin.

go back to your quarters. <----> Meskenine geri git.

I must go back to Boston. <----> Boston’a geri dönmeliyim.

go back to the laboratory. <----> Laboratuvara geri gidin.

I can’t go back to Boston. <----> Boston’a geri gidemem.

I have to go back to work. <----> İşe dönmeliyim.

I won’t go back to prison. <----> Hapishaneye geri gitmeyeceğim.

I had to go back to Boston. <----> Boston’a geri dönmek zorundaydım.

I want to go back to Spain. <----> Ben İspanya’ya geri gitmek istiyorum.

I want to go back to Tom’s. <----> Tom’un evine geri gitmek istiyorum.

Let’s go back to Australia. <----> Avustralya’ya geri gidelim.

Let’s go back to the hotel. <----> Otele geri gidelim.

Let’s go back to the motel. <----> Motele geri gidelim.

Let’s go back to the party. <----> Partiye geri gidelim.

Tom must go back to Boston. <----> Tom Boston’a geri gitmeli.

We can’t go back to Boston. <----> Boston’a geri dönemeyiz.

We won’t go back to Boston. <----> Biz Boston’a geri gitmeyeceğiz.

We won’t go back to Boston. <----> Boston’a geri dönmeyeceğiz.

go back to the waiting room. <----> Bekleme salonuna geri dönün.

go back to where you belong. <----> Ait olduğun yere geri git.

I have to go back to Boston. <----> Boston’a geri gitmeliyim.

I need to go back to Boston. <----> Boston’a dönmeliyim.

I need to go back to Boston. <----> Boston’a geri gitmem gerekiyor.

I plan to go back to Boston. <----> Boston’a geri dönmeyi planlıyorum.

I want to go back to Boston. <----> Ben Boston’a dönmek istiyorum.

Just go back to the kitchen. <----> Sadece mutfağa geri git.

Let’s go back to our places. <----> Yerlerimize geri gidelim.

Let’s go back to the garage. <----> Garaja geri gidelim.

Let’s go back to the office. <----> Ofise geri dönelim.

Let’s go back to your house. <----> Evinize geri dönelim.

Tom won’t go back to Boston. <----> Tom Boston’a geri gitmeyecek.

You can go back to work now. <----> ޞimdi işe geri gidebilirsin.

You could go back to school. <----> Okula geri dönebilirsin.

You should go back to Tom’s. <----> Tom’un evine geri gitmelisin.

I should go back to work now. <----> ޞimdi işe geri gitmeliyim.

I want to go back to my desk. <----> Masama geri gitmek istiyorum.

I want to go back to my room. <----> Ben odama dönmek istiyorum.

I want to go back to the lab. <----> Laboratuara geri dönmek istiyorum.

I’ll let you go back to work. <----> İşe dönmene izin vereceğim.

I’ll never go back to Boston. <----> Boston’a asla geri dönmeyeceğim.

Please go back to your seats. <----> Lütfen koltuklarınıza geri gidin.

Tom had to go back to Boston. <----> Tom Boston’a geri dönmek zorunda kaldı.

Tom has to go back to Boston. <----> Tom Boston’a geri dönmek zorundadır.

We want to go back to Boston. <----> Biz Boston’a geri dönmek istiyoruz.

When do you go back to Japan? <----> Japonya’ya ne zaman geri dönersin?

I can’t go back to that house. <----> O eve geri dönemem.

I can’t go back to the jungle. <----> Ormana dönemem.

I have to go back to work now. <----> ޞimdi işe geri dönmek zorundayım.

I just want to go back to bed. <----> Sadece geri yatmak istiyorum.

I think I’ll go back to sleep. <----> Sanırım tekrar yatmaya gideceğim.

I’d like to go back to Boston. <----> Boston’a dönmek istiyorum.

I’d love to go back to Boston. <----> Ben Boston’a geri gitmek isterim.

I’ll go back to work tomorrow. <----> Yarın işe geri gideceğim.

Tom must go back to Australia. <----> Tom, Avustralya’ya geri dönmelidir.

Tom tried to go back to sleep. <----> Tom uyumak için geri gitmeye çalıştı.

Tom tried to go back to sleep. <----> Tom tekrar uykuya dalmaya çalıştı.

Tom wouldn’t go back to sleep. <----> Tom uyumak için geri gitmeyecekti.

We should go back to the ship. <----> Biz gemiye geri gitmeliyiz.

You have to go back to Boston. <----> Boston’a geri dönmek zorundasın.

You should go back to bed now. <----> ޞimdi yatağa dönmelisin.

You’d better go back to class. <----> Sınıfa geri gitsen iyi olur.

go back to what you were doing. <----> Yaptığına geri git.

go back to where you came from. <----> Geldiğin yere geri git.

I can always go back to school. <----> Her zaman okula geri dönebilirim.

I have to go back to my office. <----> Ofisime geri gitmeliyim.

I’m going to go back to Boston. <----> Boston’a geri döneceğim.

Let’s go back to the beginning. <----> Başa geri dönelim.

Tom needs to go back to Boston. <----> Tom’un Boston’a geri gitmesi gerekiyor.

Tom ought to go back to Boston. <----> Tom Boston’a geri gitmeli.

Tom wants to go back to Boston. <----> Tom Boston’a geri dönmek istiyor.

We go back to Boston next week. <----> Gelecek hafta Boston’a geri gideriz.

We wanted to go back to Boston. <----> Biz Boston’a dönmek istedik.

We wanted to go back to Boston. <----> Biz Boston’a geri gitmek istedik.

When will we go back to Boston? <----> Boston’a ne zaman geri gideceğiz?

When will you go back to Japan? <----> Japonya’ya ne zaman geri döneceksin?

He wants to go back to the wild. <----> O, vahşi hayata geri dönmek istiyor.

I just want to go back to class. <----> Ben şimdi dersime geri dönmek istiyorum.

I want to go back to my cubicle. <----> Ben hücreme geri dönmek istiyorum.

I want to go back to my friends. <----> Arkadaşlarıma geri dönmek istiyorum.

I’ll go back to Boston with Tom. <----> Ben Tom ile Boston’a geri gideceğim.

I’m going to go back to my seat. <----> Koltuğuma feri gideceğim.

Tom has to go back to Australia. <----> Tom, Avustralya’ya geri dönmelidir.

Tom needed to go back to Boston. <----> Tom’un Boston’a geri gitmesi gerekiyordu.

Tom wanted to go back to Boston. <----> Tom Boston’a geri dönmek istedi.

Tom wants to go back to college. <----> Tom üniversiteye geri dönmek istiyor.

Why don’t you go back to Boston? <----> Neden Boston’a geri dönmüyorsun?

Do you want to go back to Boston? <----> Boston’a geri gitmek ister misin?

I want to go back to my quarters. <----> Konutuma dönmek istiyorum.

I wish I could go back to Boston. <----> Keşke Boston’a geri gidebilsem.

I’d never go back to eating meat. <----> Ben asla et yemekten geri kalmam.

I’m excited to go back to Boston. <----> Boston’a dönmekten heyecanlıyım.

Tom decided to go back to school. <----> Tom okula geri dönmeye karar verdi.

Tom decided to go back to school. <----> Tom okula geri gitmeye karar verdi.

Tom had to go back to the office. <----> Tom ofise geri dönmek zorunda kaldı.

Tom will never go back to Boston. <----> Tom asla Boston’a dönmeyecek.

We’ll go back to Boston together. <----> Boston’a birlikte döneceğiz.

We’re going to go back to basics. <----> Biz temel öğelere geri gideceğiz.

When will you go back to Germany? <----> Ne zaman Almanya’ya dönüyorsun?

I can’t wait to go back to Boston. <----> Ben Boston’a geri dönmek için sabırsızlanıyorum.

I don’t want to go back to Boston. <----> Boston’a geri gitmek istemiyorum.

I don’t want to go back to prison. <----> Hapishaneye dönmek istemiyorum.

I want to go back to being a baby. <----> Bir bebek olmak için geriye gitmek istiyorum.

I wish we could go back to Boston. <----> Keşke Boston’a geri gidebilsek.

I’d like to go back to the office. <----> Ofise geri gitmek istiyorum.

I’ve decided to go back to school. <----> Okula geri gitmeye karar verdim.

Maybe we should go back to Boston. <----> Belki Boston’a geri gitmeliyiz.

Tom is going to go back to Boston. <----> Tom Boston’a dönecek.

Tom wants me to go back to Boston. <----> Tom Boston’a geri gitmemi istiyor.

We’ll go back to Boston next week. <----> Gelecek hafta Boston’a döneceğiz.

I decided not to go back to Boston. <----> Bostona geri gitmemeye karar verdim.

I want to go back to where we were. <----> Olduğumuz yere geri gitmek istiyorum.

I won’t make you go back to Boston. <----> Seni Boston’a geri göndermeyeceğim.

I’m going to go back to the office. <----> Ofise geri gideceğim.

Tom didn’t want to go back to jail. <----> Tom hapse geri dönmek istemiyordu.

Tom has to go back to the hospital. <----> Tom hastaneye geri dönmelidir.

We don’t want to go back to Boston. <----> Biz Boston’a geri gitmek istemiyoruz.

Come on, let’s go back to the house. <----> Hadi, eve geri gidelim.

I can never go back to Boston again. <----> Bir daha asla Boston’a geri dönemem.

I wanted to go back to your village. <----> Köyüne geri gitmek istedim.

Just go back to what you were doing. <----> Sadece yaptığın şeye geri dön.

Just go back to where you came from. <----> Sadece geldiğin yere geri dön.

We really have to go back to Boston. <----> Gerçekten Boston’a geri dönmek zorundayız.

Children go back to school in autumn. <----> Çocuklar Sonbaharda okula geri giderler.

I have to go back to Boston tomorrow. <----> Yarın Boston’a geri gitmeliyim.

I know you have to go back to Boston. <----> Boston’a geri gitmek zorunda olduğunu biliyorum.

I know you want to go back to Boston. <----> Boston’a geri dönmek istediğini biliyorum.

I really wanted to go back to Boston. <----> Ben gerçekten Boston’a geri gitmek istedim.

I think we need to go back to Boston. <----> Bence Boston’a geri gitmeliyiz.

I’m going to go back to the hospital. <----> Ben hastaneye geri gideceğim.

Is Tom planning to go back to Boston? <----> Tom Boston’a geri dönmeyi planlıyor mu?

Tell Tom he should go back to Boston. <----> Tom’a Boston’a geri gitmesi gerektiğini söyle.

Tom didn’t have to go back to Boston. <----> Tom Boston’a geri gitmek zorunda değildi.

Tom didn’t want to go back to Boston. <----> Tom Boston’a geri gitmek istemiyordu.

Tom has decided to go back to school. <----> Tom okula geri dönmeye karar verdi.

Tom told Mary to go back to her room. <----> Tom Mary’ye odasına geri gitmesini söyledi.

Why do you want to go back to Boston? <----> Neden Boston’a geri dönmek istiyorsun?

You should go back to your brother’s. <----> Erkek kardeşinin evine geri gitmelisin.

I don’t want you to go back to Boston. <----> Boston’a geri gitmeni istemiyorum.

I think we ought to go back to Boston. <----> Sanırım Boston’a dönmemiz gerekiyor.

Tom doesn’t have to go back to Boston. <----> Tom Boston’a geri gitmek zorunda değil.

Tom doesn’t want to go back to Boston. <----> Tom, Boston’a geri dönmek istemiyor.

Tom has to go back to Boston tomorrow. <----> Tom yarın Boston’a geri gitmek zorunda.

Tom may not have to go back to Boston. <----> Tom Boston’a geri gitmek zorunda olmayabilir.

Tom wished he could go back to Boston. <----> Tom Boston’a dönebilmeyi diledi.

You have to go back to Boston with us. <----> Bizimle Boston’a geri dönmek zorundasın.

Do you want to go back to the hospital? <----> Hastaneye dönmek ister misin?

I had to go back to Boston without Tom. <----> Boston’a Tom’suz geri gitmek zorunda kaldım.

I really don’t want to go back to jail. <----> Gerçekten hapishaneye geri gitmek istemiyorum.

I want everything to go back to normal. <----> Normale dönmek için her şeyi istiyorum.

I’m getting ready to go back to Boston. <----> Boston’a dönmek için hazırlanıyorum.

I’ve got to go back to Boston tomorrow. <----> Yarın Boston’a geri gitmek zorundayım.

That’s why I need to go back to Boston. <----> Boston’a geri dönmek istememin nedeni bu.

Tom says he’ll never go back to Boston. <----> Tom asla Boston’a gitmeyeceğini söylüyor.

Do you really want to go back to Boston? <----> Gerçekten Boston’a geri dönmek istiyor musun?

I never want to go back to Boston again. <----> Bir daha asla Boston’a geri gitmek istemiyorum.

We have to go back to the train station. <----> Tren istasyonuna geri gitmek zorundayız.

We need to go back to the drawing board. <----> En başa geri dönmemiz gerekiyor.

I hope I never have to go back to Boston. <----> Umarım asla Boston’a geri dönmek zorunda kalmam.

I think I’ll go back to Boston next week. <----> Sanırım önümüzdeki hafta Boston’a geri döneceğim.

I want you to go back to Boston tomorrow. <----> Yarın Boston’a geri gitmeni istiyorum.

Would you go back to Boston if you could? <----> Eğer gidebilirsen Boston’a geri gider misin?

I need to go back to Boston for a funeral. <----> Bir cenaze için Boston’a geri gitmem gerekiyor.

Tom might go back to Australia in October. <----> Tom ekim ayında Avustralya’ya geri gidebilir.

Tom said he was going to go back to sleep. <----> Tom uyumak için geri gideceğini söyledi.

Why am I being asked to go back to Boston? <----> Neden Boston’a geri gitmem isteniyor?

I don’t think Tom should go back to Boston. <----> Tom’un Boston’a dönmesi gerektiğini sanmıyorum.

I’m not going to let you go back to Boston. <----> Boston’a dönmene izin vermeyeceğim.

I think it’s time for me to go back to work. <----> Sanırım işe dönmemin zamanıdır.

Tom didn’t want to go back to the orphanage. <----> Tom yetimhaneye geri dönmek istemiyordu.

Tom told me he had to go back to the office. <----> Tom bana ofise geri gitmek zorunda olduğunu söyledi.

I want a hot shower before I go back to work. <----> İşe geri dönmeden önce sıcak bir duş istiyorum.

Why don’t you go back to where you came from? <----> Neden geldiğin yere geri dönmüyorsun?

You could go back to Boston if you wanted to. <----> Eğer istersen Boston’a geri gidebilirsin.

Do you think I’m too old to go back to school? <----> Benim okula geri dönmek için çok fazla yaşlı olduğumu düşünüyor musunuz?

I can’t go back to being just one of the guys. <----> Sadece adamlardan biri olmak için geri dönemem.

I don’t know why Tom had to go back to Boston. <----> Tom neden Boston’a geri dönmek zorunda kaldı bilmiyorum.

I don’t think I’ll ever go back to Boston again. <----> Boston’a tekrar geri gideceğimi sanmıyorum

I want life to go back to the way it was before. <----> Hayatın tekrar eskisi gibi olmasını istiyorum.

Tom didn’t want to go back to where he was born. <----> Tom doğduğu yere geri dönmek istemiyordu.

We want to go back to Boston to visit Tom again. <----> Tom’u yine ziyaret etmek için Boston’a dönmek istiyoruz.

I want to go back to the park where we first met. <----> İlk tanıştığımız parka dönmek istiyorum.

Tom persuaded Mary to go back to Boston with him. <----> Tom, Meryem’i kendisiyle Boston’a geri dönmeye ikna etti.