government ile ilgili cümleler

I’m a government worker. — Ben bir devlet işçisiyim.

I’m from the government. — Ben hükümettenim.

I’m against big government. — Büyük hükümete karşıyım.

We need government control. — Hükümet kontrolüne ihtiyacımız var.

It’s a democratic government. — O, demokratik bir hükümet.

The government can’t do that. — Hükümet onu yapamaz.

The government took our land. — Hükümet bizim toprağımızı aldı.

They formed a new government. — Onlar yeni bir hükümet kurdular.

This is a government project. — Bu bir devlet projesi.

Tom is a government official. — Tom bir hükümet yetkilisidir.

Tom works for the government. — Tom hükümet için çalışır.

Does the government even care? — Hükümetin umurunda mı?

The government was overthrown. — Hükümet devrildi.

We don’t trust the government. — Hükümete güvenmiyoruz.

What’s up with our government? — Hükümetimiz ne durumda?

The government wants your guns. — Hükümet silahlarınızı istiyor.

Does the government really care? — Hükümet gerçekten umursuyor mu?

Keep religion out of government. — Dini, devletten uzak tutun.

Keep religion out of government. — Dini, hükümet dışı tutun.

That’s how our government works. — Hükümetimiz böyle çalışır.

The government has abandoned us. — Hükümet bizi terk etti.

The government isn’t helping us. — Hükümet bize yardım etmiyor.

The government makes us pay tax. — Hükümet bize vergi ödetir.

This isn’t a government project. — Bu bir devlet projesi değil.

We think the government’s wrong. — Hükümetin hatalı olduğunu düşünüyoruz.

Where is the government funding? — Devlet finansmanı nerededir?

Bad government is bad government. — Kötü hükümet kötü hükümettir.

That’s what the government wants. — Hükümetin istediği bu.

The British government was angry. — İngiliz hükümeti kızmıştı.

They accepted the new government. — Onlar yeni hükümeti kabul etti.

Tom doesn’t trust the government. — Tom devlete güvenmez.

Is that what the government wants? — Hükümetin istediği bu mu?

People don’t trust the government. — İnsanlar hükümete güvenmiyor.

The army took over the government. — Ordu hükümeti devraldı.

This isn’t the government’s fault. — Bu, hükümetin hatası değil.

What do you do for the government? — Hükümet için ne yapıyorsun?

They have elected a new government. — Onlar yeni bir hükümet seçtiler.

They recognized the new government. — Yeni hükümeti tanıdılar.

Democracy is one form of government. — Demokrasi bir hükümet şeklidir.

Tom used to work for the government. — Tom devlet için çalışırdı.

I have connections in the government. — Hükümette bağlantılarım var.

The government hasn’t been listening. — Hükümet dinlemiyor.

The government hasn’t been listening. — Hükümet kulak vermiyor.

The government in Baghdad had fallen. — Bağdat’ta hükümet düşmüştü.

The government of Mexico surrendered. — Meksika hükümeti teslim oldu.

The government provided us with food. — Hükümet bize yiyecek sağladı.

They revolted against the government. — Onlar hükümete karşı isyan ettiler.

They sued the government for damages. — Zararlar için hükümete dava açtılar.

People do not trust a weak government. — İnsanlar zayıf bir hükümete güvenmezler.

There are several forms of government. — Çok sayıda yönetim biçimleri var.

A temporary government was established. — Geçici bir hükümet kuruldu.

The government is considering tax cuts. — Hükümet vergi kesintilerini düşünüyor.

Many people do not trust the government. — Birçok insan hükümete güvenmiyor.

The government owed millions of dollars. — Hükümet milyonlarca dolar borçlandı.

He promoted the idea of world government. — Dünya hükümeti fikrini destekledi.

The present government has many problems. — ޞu andaki hükümetin çok sayıda problemleri var.

She’s with a government bureau, isn’t she? — O, bir devlet kurumunda çalışıyor, değil mi?

The government tends to control the media. — Hükümet medyayı kontrol etme eğilimindedir.

The new government has financial troubles. — Yeni hükümetin malî sorunları var.

The protesters demanded government reform. — Protestocular hükümetten reform talep etti.

They marched in support of the government. — Hükümeti desteklemek için yürüdüler.

The British government is against the plan. — İngiliz hükümeti plana karşı.

The government had to make up for the loss. — Hükümet, kaybı telafi etmek zorunda kaldı.

The government wanted to avoid controversy. — Hükümet tartışmadan kaçınmak istedi.

The government’s policies failed miserably. — Hükümetin politikaları berbat bir şekilde başarısız oldu.

Our secret was discovered by the government. — Bizim sırrımız, hükümet tarafından ortaya çıkarıldı.

Rice prices are regulated by the government. — Pirinç fiyatları hükümet tarafından düzenlenir.

The government has been reforming education. — Hükümet eğitimi yeniden düzenliyor.

The government imposed a new tax on farmers. — Hükümet çiftçilere yeni vergi koydu.

The government rationed meat during the war. — Savaş sırasında hükümet eti karne ile verdi.

They organized a temporary state government. — Geçici bir eyalet hükümeti kurdular.

We studied the government’s economic policy. — Hükümetin ekonomi politikasını inceledik

Government officials inspected all factories. — Devlet memurları bütün fabrikaları denetlediler.

He holds a senior position in the government. — O, hükümette üst düzey bir konuma sahiptir.

The Colombian government demanded more money. — Kolombiya hükümeti daha fazla para talep etti.

The government has imposed a new tax on wine. — Hükümet şaraba yeni bir vergi koydu.

The government must make fundamental changes. — Hükümet temel değişiklikler yapmalı.

The government of that country is now stable. — O ülkenin hükümeti atık kararlı.

The students rebelled against the government. — Öğrenciler hükümete karşı ayaklandılar.

He has a good position in a government office. — Hükümet konağında iyi bir işi var.

The government deprived him of all his rights. — Hükümet onu bütün haklarından mahrum etti.

The government issued the following statement. — Hükümet aşağıdaki bildiriyi yayınladı.

The government of Mexico refused to negotiate. — Meksika hükümeti görüşmeyi reddetti.

Why are you protesting against the government? — Neden hükümete karşı protesto ediyorsunuz?

The Government’s domestic policy was announced. — Hükümetin iç politikası açıklandı.

The government imposed a new tax on cigarettes. — Hükümet sigaraya yeni bir vergi koydu.

A stable economy is the aim of every government. — İstikrarlı bir ekonomi her hükümetin amacıdır.

The government doesn’t invest much in education. — Hükümet eğitime fazla yatırım yapmıyor.

Tom owes the government a lot of money in taxes. — Tom’un hükümete bir sürü vergi borcu var.

Why does the US government let people have guns? — Neden ABD hükümeti insanların silah sahibi olmalarına izin veriyor?

Why does the US government let people have guns? — Neden ABD hükümeti insanların silah almalarına izin verdi?

He always speaks of the government with contempt. — O hükümetten her zaman aşağılayarak bahseder.

The government refuses to bow to public pressure. — Hükümet kamuoyu baskısına boyun eğmeyi reddediyor.

Tom has always favored representative government. — Tom her zaman örnek bir hükümete olumlu baktı.

He attacked the government’s policy in his speech. — O, konuşmasında hükümetin politikasına saldırdı.

The government clamped down on the minority group. — Hükümet azınlık gruba göz açtırmadı.

The government clamped down on the minority group. — Hükümet azınlık gruba sınırlamalar getirdi.

A government official’s stately mansion was looted. — Bir hükümet görevlisinin görkemli malikanesi yağmalanmış.

The Japanese government made an important decision. — Japon hükümeti önemli bir karar verdi.

The government is trying to develop new industries. — Hükümet yeni endüstriler geliştirmeye çalışıyor.

The government would give them food for the winter. — Hükümet kış için onlara yemek verirdi.

Government spending is getting a little out of hand. — Hükümet harcaması biraz çığırından çıkıyor.

Government spending is getting a little out of hand. — Hükümet harcaması biraz kontrolden çıkıyor.

No government land could be bought with paper money. — Hiçbir hükümet arazisi kağıt para ile satın alınamıyordu.

The Japanese government can’t cope with the problem. — Japon hükümeti sorunla başa çıkamaz.

The government collapsed after a vote in parliament. — Hükümet parlamentodaki bir oylamadan sonra çöktü.

The government should invest more money in industry. — Hükümet sanayiye daha çok para yatırmalı.

The group withdrew their support for the Government. — Grup, hükümete verdiği desteği geri çekti.

They needed a new government to control the anarchy. — Onların anarşiyi kontrol etmek için yeni bir hükümete ihtiyaçları vardı.

His criticisms were aimed at the Japanese government. — Onun eleştirileri Japon hükümetine yönelikti.

The government started a program to promote industry. — Hükümet, sanayinin gelişmesine yardımcı olmak için yeni bir program başlattı.

The government was earning more money than it needed. — Hükümet, gerekli olandan daha fazla para kazanıyordu.

The students demonstrated against the new government. — Öğrenciler, yeni hükümete karşı gösteri düzenlediler.

It sounds as if the government doesn’t know what to do. — Hükümet ne yapacağını bilmiyormuş gibi görünüyor.

Taxpayers are angry about wasteful government spending. — Vergi mükellefleri savurgan hükümet harcamaları hakkında öfkeli.

The government lowered taxes for lower-income families. — Hükümet düşük gelirli aileler için vergileri düşürdü.

The government plans to scrap some of the older planes. — Hükümet bazı eski uçakların hurdaya ayırmayı planlıyor.

The government should invest more money in agriculture. — Hükümet tarımda daha fazla yatırım yapmalı.

A government official answered the reporters’ questions. — Bir hükümet yetkilisi gazetecilerin sorularını yanıtladı.

I don’t agree with the government’s policy on education. — Hükümetin eğitim politikasına katılmıyorum.

Some people think the government has way too much power. — Bazı insanlar hükümetin oldukça çok fazla gücünün olduğunu düşünüyor.

The government is determined to put an end to terrorism. — Hükümet terörizme son vermeye kararlı.

The government of the Inca Empire controlled everything. — İnka İmparatorluğu yönetimi her şeyi kontrol etti.

The industry is heavily dependent on government funding. — Sektör, hükümetin finansmanına büyük ölçüde bağımlıdır.

442 more results not shown.
government ile ilgili cümleler 10 cümle ve Türkçe ve İngilizce çevirisi.
Basit ve Orta – İleri seviye 5 adet örnek Cümle
Onlarca basit seviye cümle çevirisi ve İngilizce temel kelimeler

This site is full of exercises for second (2nd) grade students. These exercises are online and interactive. 2nd grade math exercises
You can learn English words in context: use in a sentence and in a sentence