I hope ile ilgili cümleler

I hope I succeed. — Umarım başarılı olurum.

I hope I survive. — Umarım hayatta kalırım.

I hope Tom comes. — Tom’un geleceğini umuyorum.

I hope Tom is OK. — Tom’un iyi olduğunu umuyoruz.

I hope Tom knows. — Tom’un bildiğini umuyorum.

I hope Tom loses. — Umarım Tom kaybeder.

I hope it’s good. — Umarım o iyidir.

I hope it’s over. — Onun bittiğini umuyorum.

I hope it’s safe. — Bunun güvenilir olduğunu umarım.

I hope it’s true. — Umarım doğrudur.

I hope to attend. — Katılmayı umuyorum.

I hope you agree. — Katıldığını umuyorum.

I hope you’re OK. — Umarım iyisin.

I hope Tom agrees. — Tom’un kabul edeceğini umuyorum.

I hope he’s wrong. — Onun yanıldığını umuyorum.

I hope it goes OK. — Onun iyi gittiğini umuyorum.

I hope she’s safe. — Onun güvende olduğunu umuyorum.

I hope that helps. — Umarım yararı olur.

I hope they do it. — Umarım onlar onu yapar.

I hope this helps. — Umarım bu yardımcı olur.

I hope this works. — Umarım bu işe yarar.

I hope to make it. — Onu yapmayı umuyorum.

I hope to see you. — Sizi görmeyi umuyorum.

I hope to succeed. — Ben başarılı olmayı umuyorum.

I hope we survive. — Yaşayacağımızı umuyorum.

I hope I’ll fit in. — İçeri gireceğimi umuyorum.

I hope Tom does OK. — Umarım Tom iyidir.

I hope Tom does it. — Onu Tom’un yaptığını umuyorum.

I hope Tom has fun. — Umarım Tom eğlenir.

I hope Tom is safe. — Umarım Tom güvendedir.

I hope Tom is well. — Tom’un iyi olduğunu umuyorum.

I hope Tom says no. — Tom’un hayır diyeceğini umuyorum.

I hope Tom’s right. — Tom’un haklı olduğunu umuyorum.

I hope Tom’s right. — Umarım Tom haklıdır.

I hope Tom’s wrong. — Umarım Tom hatalıdır.

I hope it pans out. — Onun başarıya ulaşacağını umuyorum.

I hope it’s enough. — Umarım o yeterlidir.

I hope it’s useful. — Umarım yararlıdır.

I hope that helped. — Onun yardımcı olduğunu umuyorum.

I hope that’s true. — Onun doğru olduğunu umuyorum.

I hope to be there. — Orada olmayı umuyorum.

I hope to see them. — Onları görmeyi umuyorum.

I hope we beat Tom. — Tom’u yeneceğimizi umuyorum.

I hope we can help. — Umarım yardım edebiliyoruz.

I hope we find Tom. — Tom’u bulacağımızı umuyorum.

I hope you approve. — Umarım kabul edersin.

I hope you do fine. — İyi yapacağını umuyorum.

I hope you do that. — Umarım bunu yaparsın.

I hope you do well. — Umarım iyi yaparsın.

I hope you like it. — Ondan hoşlanacağını umuyorum.

I hope you like me. — Umarım beni seversin.

I hope you’re well. — Umarım iyisindir.

That’s what I hope. — Umduğum şey budur.

I hope I don’t lose. — Umarım kaybolmam.

I hope I’m not late. — Umarım geç kalmadım.

I hope Tom did that. — Tom’un onu yaptığını umuyorum.

I hope Tom helps me. — Umarım Tom bana yardım eder.

I hope Tom is happy. — Tom’un mutlu olduğunu umuyorum.

I hope Tom is right. — Tom’un haklı olduğunu umuyorum.

I hope Tom is there. — Umarım Tom oradadır.

I hope Tom is wrong. — Tom’un hatalı olduğunu umuyorum.

I hope Tom likes me. — Tom’un beni sevdiğini umuyorum.

I hope Tom says yes. — Umarım Tom evet der.

I hope Tom survives. — Tom’un hayatta kaldığını umuyorum.

I hope for the best. — İyi sonuçlanmasını umuyorum.

I hope he isn’t ill. — Onun hasta olmadığını umuyorum.

I hope he sees this. — Umarım o bunu görür.

I hope he will come. — Onun geleceğini umuyorum.

I hope it goes well. — Bunun iyi gideceğini umuyorum.

I hope it went well. — Onun iyi gittiğini umuyorum.

I hope it works out. — Onun başarılı olacağını umuyorum.

I hope it’s not Tom. — Onun Tom olmadığını umuyorum.

I hope that happens. — Umarım olur.

I hope they like me. — Umarım beni seviyorlar.

I hope to marry her. — Onunla evlenmeyi umuyorum.

I hope you are safe. — Senin güvenli olduğunu umuyorum.

I hope you are well. — Umarım iyisin.

I hope you can help. — Umarım yardım edebilirsin.

I hope you can swim. — Umarım yüzebilirsin.

I hope you find Tom. — Tom’u bulacağını umuyorum.

I hope you got that. — Umarım onu aldın.

I hope you have fun. — Eğlendiğini umuyorum.

I hope you like Tom. — Tom’dan hoşlandığını umuyorum.

I hope you’ll agree. — Kabul edeceğini umuyorum.

I hope you’re happy. — Mutlu olduğunu umuyorum.

I hope you’re lucky. — Umarım şanslısındır.

I hope you’re right. — Umarım haklısın.

I hope you’re wrong. — Ben senin yanlış olmanı umarım.

I hope I can do that. — Umarım onu yapabilirim.

I hope I can do this. — Bunu yapabileceğimi umuyorum.

I hope Tom does that. — Umarım Tom bunu yapar.

I hope Tom goes home. — Tom’un eve gittiğini umuyorum.

I hope Tom is coming. — Tom’un geldiğini umuyorum.

I hope Tom sees this. — Umarım Tom bunu görür.

I hope Tom trusts me. — Umarım Tom bana güvenir.

I hope Tom will come. — Tom’un geleceğini umuyorum.

I hope it’s complete. — Umarım o tamdır.

I hope it’s not true. — Bunun doğru olmadığını umuyorum.

I hope it’s worth it. — Umarım buna değer.

I hope that’s a joke. — Bunun bir şaka olduğunu umuyorum.