in bed ile ilgili cümleler

I’m still in bed. <----> Ben hala yataktayım.

Tom isn’t in bed. <----> Tom yatakta değil.

Tom sat up in bed. <----> Tom yatakta oturdu.

Tom wasn’t in bed. <----> Tom yatakta değildi.

Don’t smoke in bed. <----> Yatakta sigara içme.

Everybody’s in bed. <----> Herkes yatıyor.

He is still in bed. <----> O hâlâ yatakta.

I lay awake in bed. <----> Ben yatakta uyanık yatıyorum.

I should be in bed. <----> Yatakta olmam gerekir.

I’m already in bed. <----> Ben zaten yataktayım.

Tom is sick in bed. <----> Tom yatakta hasta.

Why are you in bed? <----> Neden yataktasın?

I often read in bed. <----> Sık sık yatakta okurum.

The kids are in bed. <----> Çocuklar yatakta.

Tom is lying in bed. <----> Tom yatakta yatıyor.

Tom is still in bed. <----> Tom hâlâ yatakta.

Are you still in bed? <----> Hâlâ yatakta mısın?

He’s in bed with flu. <----> O grip yüzünden yatakta.

I should stay in bed. <----> Ben yatakta kalmalıyım.

I was in bed by nine. <----> Dokuzda yataktaydım.

Should I stay in bed? <----> Yatakta kalmalı mıyım?

Tom is asleep in bed. <----> Tom yatakta uyuyor.

Tom lay awake in bed. <----> Tom’un yatakta gözüne uyku girmedi.

Tom lay awake in bed. <----> Tom yatakta uyanık yatıyordu.

Tom was lying in bed. <----> Tom yatakta yatıyordu.

You should be in bed. <----> Yatakta olmalısın.

Are they still in bed? <----> Onlar hâlâ yatakta mı?

He had to stay in bed. <----> O yatakta kalmak zorunda kaldı.

He may be sick in bed. <----> O yatakta hasta olabilir.

He turned over in bed. <----> O, yatakta döndü.

I need to stay in bed. <----> Yatakta kalmalıyım.

Tom is in bed reading. <----> Tom yatakta okuyor.

Tom is in bed, asleep. <----> Tom yatakta, uyuyor.

Tom often eats in bed. <----> Tom sık sık yatakta yiyor.

Father is still in bed. <----> Babam hala yatakta.

He remains sick in bed. <----> O, yatakta hastadır.

He’s still sick in bed. <----> O, hâlâ yatakta hasta.

She must be ill in bed. <----> O, yatakta hasta olmalı.

Tom had to stay in bed. <----> Tom yatakta kalmak zorundaydı.

Tom has to stay in bed. <----> Tom’un yatakta kalması gerekiyor.

Tom is upstairs in bed. <----> Tom üst katta yatıyor.

Tom often reads in bed. <----> Tom sık sık yatakta okur.

Tom often reads in bed. <----> Tom çoğu kez yatakta okur.

Tom rolled over in bed. <----> Tom yatakta yuvarlandı.

You should stay in bed. <----> Yatakta kalmalısın.

Shouldn’t you be in bed? <----> Yatakta olman gerekmiyor mu?

Tom is lying ill in bed. <----> Tom yatakta hasta yatıyor.

Tom is lying ill in bed. <----> Tom yatakta hasta uzanıyor.

Tom remains sick in bed. <----> Tom hasta yatağında kalıyor.

You have to stay in bed. <----> Sen yatakta kalmak zorundasın.

He’s in bed with the flu. <----> O gripten dolayı yatakta.

I should still be in bed. <----> Hâlâ yatıyor olmalıyım.

My mother is sick in bed. <----> Annem yatakta hasta.

Tom is sick in bed today. <----> Tom bugün yatakta hasta.

Tom is still sick in bed. <----> Tom hâlâ yatakta hasta.

You must not stay in bed. <----> Yatakta kalamazsın.

He was in bed with a cold. <----> O, soğuk algınlığından yataktaydı.

I really should be in bed. <----> Gerçekten yatmalıyım.

I should’ve stayed in bed. <----> Yatakta kalmalıydım.

I thought you were in bed. <----> Senin yatakta olduğunu sanıyordum.

I was in bed with the flu. <----> Grip yüzünden yataktaydım.

I’m supposed to be in bed. <----> Yatakta olmam gerekiyor.

Please don’t smoke in bed. <----> Lütfen yatakta sigara içmeyin.

See that Tom stays in bed. <----> Tom’un yatakta kaldığını gör.

She is in bed with a cold. <----> O, soğuk algınlığı yüzünden yatakta.

Tom is fast asleep in bed. <----> Tom yatakta hızla uyur.

Tom is in bed with a cold. <----> Tom soğuk algınlığından yatakta.

Tom should’ve been in bed. <----> Tom yatakta olmalıydı.

Tom stayed in bed all day. <----> Tom bütün gün yatakta kaldı.

Make sure Tom stays in bed. <----> Tom’un yatakta olduğundan emin ol!

She is in bed with a fever. <----> O, ateşten dolayı yatakta.

The baby was crying in bed. <----> Bebek yatakta ağlıyordu.

Tom is in bed with a fever. <----> Tom ateş yüzünden yatakta.

Tom is in bed with the flu. <----> Tom, gribi yüzünden yatakta.

Tom is sound asleep in bed. <----> Tom yatakta mışıl mışıl uyuyor.

Tom is sound asleep in bed. <----> Tom yatakta derin uykuda.

Tom needs to remain in bed. <----> Tom yatakta kalmalı.

Tom needs to remain in bed. <----> Tom’un yatakta kalması gerekiyor.

Tom should still be in bed. <----> Tom hâlâ yatakta olmalı.

Tom sometimes reads in bed. <----> Tom bazen yatakta okur.

Tom was in bed with a cold. <----> Tom bir soğuk algınlığı yüzünden yataktaydı.

You should still be in bed. <----> Hâlâ yatakta olmalısın.

I stayed in bed all morning. <----> Bütün sabah yatakta kaldım.

She lay in bed all the time. <----> O, her zaman yatakta yatar.

Smoking in bed is dangerous. <----> Yatakta sigara içmek tehlikelidir.

The child was asleep in bed. <----> Çocuk, yatakta uykudaydı.

Tom has been in bed all day. <----> Tom bütün gün yataktaydı.

Tom is lying in bed, asleep. <----> Tom yatakta yatıyor, uykuda.

I had to stay in bed all day. <----> Ben bütün gün yatakta kalmak zorunda kaldım.

I think you should be in bed. <----> Sanırım yatmalısın.

I think you should be in bed. <----> Bence yatmalısın.

I think you should be in bed. <----> Yatman gerektiğini düşünüyorum.

I think you should be in bed. <----> Bana kalırsa yatmalısın.

The old woman was ill in bed. <----> Yaşlı kadın yatakta hastaydı.

The sick child sat up in bed. <----> Hasta çocuk yatakta dik oturdu.

Tom spent three weeks in bed. <----> Tom yatakta üç hafta geçirdi.

You’re supposed to be in bed. <----> Yatakta olman gerekiyor.

I expected to find you in bed. <----> Ben seni yatakta bulmayı umuyorum.

I have to stay in bed all day. <----> Bütün gün yatakta kalmak zorundayım.

I’m always in bed by midnight. <----> Gece yarısına kadar her zaman yataktayım.