in the back of ile ilgili cümleler

Get in the backseat. <----> Arka koltuğa binin.

Tom is in the backroom. <----> Tom arka odada.

Tom is in the backseat. <----> Tom arka koltukta.

Tom is in the backyard. <----> Tom arka bahçede.

Tom is in the backwith Mary. <----> Tom, Mary ile arkada.

Everyone’s out in the backyard. <----> Herkes dışarıda arka bahçede.

Tom was riding in the backseat. <----> Tom arka koltukta gidiyordu.

Tom usually sits in the backpew. <----> Tom genellikle arka sırada oturur.

There’s a blanket in the backseat. <----> Arka koltukta bir battaniye var.

They kissed in the backof the car. <----> Onlar arabanın arkasında öpüştüler.

Tom was born in the backof a taxi. <----> Tom bir taksinin arkasında doğdu.

Tom is asleep in the backof the van. <----> Tom karavanın arkasında uyuyor.

Tom is in the backof the auditorium. <----> Tom, oditoryumun arka tarafındadır.

Tom is in the backof the auditorium. <----> Tom, konferans salonunun arka tarafındadır.

Tom is in the backof the auditorium. <----> Tom, dinleyici salonunun arka tarafındadır.

Tom slept in the backof the minivan. <----> Tom minibüsün arkasında uyudu.

Tom slept in the backof the minivan. <----> Tom minivanın arkasında yattı.

Tom was shot in the backof the head. <----> Tom başının arkasından vuruldu.

I found this in the backof the pantry. <----> Bunu kilerin arkasında buldum.

Tom and Mary are alone in the backroom. <----> Tom ve Mary arka odada yalnız.

Tom is standing in the backof the room. <----> Tom odanın arkasında duruyor.

I always sit in the backof the classroom. <----> Ben hep sınıfın arkasında otururum.

Tom is asleep on the cot in the backroom. <----> Tom arka odadaki portatif karyolada uyuyor.

Tom said he found a wallet in the backseat. <----> Tom arka koltukta bir cüzdan bulduğunu söyledi.

Tom slept in the backseat while Mary drove. <----> Mary arabayı sürerken Tom arka koltukta uyudu.

I prefer to sit in the backof the classroom. <----> Sınıfın arkasında oturmayı tercih ederim.

Tom always sits in the backof the classroom. <----> Tom her zaman sınıfın arkasında oturur.

Tom usually prefers to ride in the backseat. <----> Tom genellikle arka koltukta yolculuk etmeyi tercih eder.

The boys are throwing a ball in the backyard. <----> Çocuklar arka bahçede top fırlatıyorlar.

Tom is lying down in the backseat of his car. <----> Tom arabanın arka koltuğunda uzanıyor.

Tom parked in the backof his office building. <----> Tom ofis binasının arkasında parketti.

Tom usually sits in the backof the classroom. <----> Tom genellikle sınıfın arkasında oturur.

Tom put his duffel bag in the backof the jeep. <----> Tom spor çantasını cipin arkasına koydu.

They told me I had to sit in the backof the bus. <----> Onlar bana otobüsün arkasında oturmam gerektiğini söylediler.

I really don’t want to sit in the backof the bus. <----> Gerçekten otobüsün arkasında oturmak istemiyorum.

I usually try to sit in the backof the classroom. <----> Genellikle sınıfın arkasında oturmaya çalışırım.

Tom sat in the backof the classroom, looking bored. <----> Tom sınıfın arkasında oturdu, sıkılmış görünüyordu.

I scribbled down his address in the backof my diary. <----> Ben onun günlüğümün arkasındaki adresini karaladım.

Tom and Mary were sitting in the backseat of the car. <----> Tom ve Mary arabanın arka koltuğunda oturuyorlardı.

Tom put his stepladder in the backof his pickup truck. <----> Tom merdivenini kamyonunun arkasına koydu.

He got caught kissing a girl in the backseat of the car. <----> Arabanın arka koltuğunda bir kızı öperken yakaladı.

The police told Tom to sit in the backof the patrol car. <----> Polis Tom’a devriye arabasının arkasında oturmasını söyledi.

Both of the passengers in the backseat had neck injuries. <----> Arka koltuktaki yolcularının her ikisinin de boyun yaralanması vardı.

I took Tom to the hospital in the backof my pickup truck. <----> Tom’u pikap kamyonumun arkasında hastaneye götürdüm.

The parking lot in the backof the school is almost empty. <----> Okulun arkasındaki araç park yeri hemen hemen boş.

Several students in the backof the classroom were texting. <----> Sınıfın arkasındaki birkaç öğrenci, cep telefonundan mesaj atıyorlardı.

Several students in the backof the classroom were sleeping. <----> Sınıfın arkasındaki birkaç öğrenci uyuyorlardı.

They were suddenly aware of a noise in the backof the room. <----> Onlar aniden odanın arkasındaki bir gürültünün farkındaydılar.

Tom found what he was looking for in the backof the closet. <----> Tom aradığını dolabın arkasında buldu.

I think what you’re looking for is in the backof the closet. <----> Sanırım aradığın şey dolabın arkasında.

Tom saw Mary walk in and take a seat in the backof the room. <----> Tom Mary’nin içeriye girdiğini ve odanın arka tarafında oturduğunu gördü.

Several students in the backof the classroom laughed quietly. <----> Sınıfın arkasındaki birkaç öğrenci sessizce güldüler.

Tom likes to sit in the backof the classroom next to the door. <----> Tom kapının yanındaki sınıfın arkasında oturmayı seviyor.

A ball hit me in the backof the head while I was playing soccer. <----> Ben futbol oynarken top başımın arkasından bana çarptı.

Tom and Mary are at one of the tables in the backof the restaurant. <----> Tom ve Mary restoranın arkasındaki masalardan birinde.

Just throw your bicycle in the backof the truck and I’ll drive you home. <----> Sadece bisikletini kamyonun arkasına at ve ben seni arabayla eve götüreceğim.

Tom put the money he stole in a box that he hid in the backof his closet. <----> Tom çaldığıı parayı, dolabının arkasına sakladığı bir kutuya koydu.

Tom and Mary were seated next to each other in the backseat of John’s car. <----> Tom ve Mary John’un arabasının arka koltuğunda birbirinin yanında oturmuştu.

Tom put the stolen money in a shoe box and hid it in the backof his closet. <----> Tom çalınan parayı bir ayakkabı kutusuna koydu ve dolabının arkasına sakladı.

This site is full of exercises for second (2nd) grade students. These exercises are online and interactive. 2nd grade math exercises
You can learn English words in context: use in a sentence and in a sentence