ÝNGÝLÝZCE VÝDEO DERSLER VE KELÝME EZBER
Ýngilizce video dersler ve kelime ezber

www.ingilizceders.biz

 

ANA SAYFA                                     Adjectives

Diğer Gramer Konuları     

 

 Modals, Tenses, adverbial clauses

Noun Clauses, If Clauses Articles, Pronouns,Adjectives, adverbs , pronouns, gerund infinitive Relative clause, nouns pronouns Active Passive

 

 

 

 

 

 

 

 

 








As….as Comparisons (As…as Karşılaştırmaları)

 

As + adjective / adverb + as

Sıfat ve zarflarda karşılaştırma sadece “-er than” veya “more... than” ile yapılmaz. “As….as” kullanılarak da sıfat ve zarflarla karşılaştırma yapılır. Olumlu cümlede kullanıldığında eşitlik anlamı ifade eder.

 Bu yapı, cümleye “kadar” anlamı katar. Aradaki boşluğa sıfat ya da zarf getirilir.

 

·          Jack is twenty years old[a1] .                         

Bill is twenty years old[a2] .                           

Jack is as old as Bill[a3] .                              

(They are the same age[a4] .)                         

 

 

·          Linda finished her work in two hours. [a5]   

Betty finished in the same time[a6] .                 

Betty worked as fast as Linda worked[a7] .

(Betty and Linda worked at the same speed[a8] .)

 

·          My son ate the hamburger quickly. I ate the hamburger quickly.

My son ate the hamburger as quickly as I did.[a9] 

 

·          Mehmet is as intelligent as Ali.[a10] 

 

·          The new cell phone is as light as a feather[a11] 

 

·          I can’t swim as well as you (can)[a12] 

 

·          Öznur sings as sweetly as her sister[a13] 

 

“As + adjective / adverb + as”  yapısı olumsuz cümlelerle kullanıldığında eşitsizlik durumu belirtir. Bu durumda “So + adjective / adverb + as”  kalıbı da kullanılabilir.

 

 

·          Bob studies hard every night. [a14]           

Mary sometimes studies[a15] .                          

Mary doesn’t study as /so hard as Bob does.[a16]   

(Bob studies harder than Mary[a17] .)                 

 

 

·          Fred is rich. [a18]                               

He is richer than his brother John[a19] .              

John isn’t as /so rich as his brother. [a20]            

(Fred is richer[a21] .)                                     

 

·          He doesn’t write down as / so carefully as you do[a22] 

 

·          She isn’t as / so hardworking as you are[a23] .

 

·          This exam isn’t as/so easy as the English exam.[a24] 

 

 

“As….as ve so …. As “ yapısı arasında daha uzun kelime grupları kullanılabilir.

 

·          She is viewed as a strong candidate for the presidency as you are[a25] .

 

·          The young actor acts as perfectly  in horror films as he does in TV comedies.[a26] 

 

·          After the global warming news, people aren’t  as / so optimistic about the future of the world as they were in the past[a27]  .

 

“As/ so …….as “ kalıbı miktar belirten sıfatlar “much, many, few, little” ile kullananbiliriz.

 

·          There are not as /so many trees in this area as there used to be.[A28] 

 

·          I don’t have as much money as you have.[A29] 

 

·          We hope to see as few job losses in the company as possible[A30] 

 

·          My father puts as little sugar in tea as possible.[A31] 

 

“as much as” yapısı

 

·          She earns as much as I do[A32] 

 

·          She can eat as much as she wants and she never puts on weight[A33] 

 

“half as … as, twice as … as, three times as … as, … ” gibi yapılarda sıklıkla kullanılır.

 

·          The glass is twice as big as it needs to be.[A34] 

 

·          Pasta consumption in Italy is four times as much as in the United States[A35] 

 

·          Three AIDS cases were half as many as reported in 1997[A36] 

 

·          I read twice as many books as you did[A37] .

 

·          The old one now produces half as much water as it did in the past.[A38] 

 

“Just, almost, nearly” gibi zarflar niteleme alorak kullanılabilir.

 

·          Leaks consume almost/ nearly as much water as the kitchen and bathroom faucets[A39] 

 

·          He is just as clever as her[A40] 


 [a1]Jack yirmi yaşında.

 [a2]Bill yirmi yaşında.

 [a3]Jack Bill kadar yaşlı

 [a4]Onlar aynı yaşta.

 [a5]Linda işini iki saatte bitirdi.

 [a6]Betty işini aynı zamanda bitirdi.

 [a7]Betty, Linda kadar hızlı çalıştı.

 [a8]Betty ve Linda aynı hızda çalıştılar.

 [a9]Oğlum hamburgeri benim kadar hızlı yedi.

 [a10]Mehmet Ali kadar zeki

 [a11]Bu cep telefonu tüy kadar hafif

 [a12]Senin kadar iyi yüzemem.

 [a13]Öznur kardeşi kadar güzel şarkı söyler

 [a14]Bob her gece çok çalışır.

 [a15]Mary bazen çalışır.

 [a16]Mary, Bob kadar sıkı çalışmaz.

 [a17]Bob Mary’den daha fazla çalışır.

 [a18]Fred zengindir.

 [a19]O, kardeşinden daha zengin.

 [a20]John kardeşi kadar zengin değil.

 [a21]Fred daha zengin.

 [a22]Senin kadar dikkatli not tutmuyor

 [a23]Senin kadar çalışkan değil.

 [a24]Bu sınav İngilizce sınavı kadar kolay değil.

 [a25]O başkanlık için senin kadar güçlü bir aday olarak görülüyor.

 [a26]Genç aktör komedi filmlerinde olduğu gibi korku filmlerinde de kusursuz rol yapıyor.

 [a27]Küresel ısınma haberlerinden sonra insanlar dünyanın geleceği hakkında geçmişte olduğu kadar iyimser değil.

 [A28]Bu alanda eskiden olduğu kadar çok ağaç yok.

 [A29]Senin kadar çok param yok.

 [A30]Şirkette mümkün olduğu kadar az işten çıkarılma görmeyi umuyoruz.

 [A31]Babam çaya mümkün olduğunca az şeker koyar.

 [A32]Benim kadar para kazanır.

 [A33]İstediği kadar yer ama asla kilo almaz.

 [A34]Bardak olması gerekenden iki kat büyük.

 [A35]İtalya’da makarna tüketimi ABD’dekinden dört kat daha fazla.

 [A36]AIDS vakaları 1997’de rapor edilenin yarısı kadar.

 [A37]Senin okuduğunun iki katı kitap okudum.

 [A38]Eskisi geçmişte ürettiğinin yarısı kadar su üretir.

 [A39]Su sızıntıları  neredeyse mutfak ve banyo muslukları kadar su tüketir.

 [A40]O tam onun kadar akıllı.



ÝNGÝLÝZCE VÝDEO DERSLER VE KELÝME EZBER
Ýngilizce video dersler ve kelime ezber