ÝNGÝLÝZCE VÝDEO DERSLER VE KELÝME EZBER
Ýngilizce video dersler ve kelime ezber

www.ingilizceders.biz

 

ANA SAYFA                                     If  Clauses

Diğer Gramer Konular

If Clause Type I

If Clause Type II

If Clause Type III

Mixed Type

Inversion (Devrik yapı)

Wish Clauses

If only

Unless

As if  -  As Though

Even if

In case

Provided that - As long as

What if

Suppose Supposing that

If it weren’t - it hadn’t been

 Modals, adverbial clauses

Noun Clauses, Articles, Pronouns,Adjectives, adverbs , pronouns, gerund infinitive Relative clauseActive Passive

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

If Clauses Type II  (Unreal Past Condition)

(Gerçekleşmesi Mümkün Olmamış Koşullar)

 

Bu tip şart cümlelerinde “if” ’li cümlecik Geçmiş Zaman halinde, ana cümledeki fiil Geçmiş Şart Yapısında, yani “would” ile kullanılmış durumdadır. Bu yapı gerçek olmayan, mümkün olmayan veya muhtemel olmayan durumlardan bahsederken kullanılır. “Yüz milyon dolarım olsaydı...(ki yok).” türündeki şart cümleleri gerçekleşmesi mümkün görülmeyen, sadece olması bir an için hayal edilen bir durumu gösterirler. Bu tipte fiil Geçmiş Zaman olduğu halde geçmişle ilgili değildir. Şimdiki durumu belirtir. “To be” eylemi, “second conditional” formunda kullanıldığında, '’were” olarak kullanılır. Bundan başka “unreal conditional” birkaç durumda kullanılır.

 

v       I am ill now, so I won’t come with you. (Şu anki bir gerçek)[a1] 

         If I weren’t ill, I would come with you[a2] . ( Zaman PAST olmasına rağmen anlam PRESENT dır.)

 

v       They live in İzmir so we can’t see each other very often (Şu anki bir gerçek)[a3] 

         If they didn’t live in İzmir, we could see each other very often [a4] ( Zaman PAST olmasına rağmen anlam PRESENT dır.)

 

v       She can’t buy that car, because she doesn’t have enough money. (Şu anki bir gerçek)[a5] 

                   She could buy the car if she had enough money. [a6] ( Zaman PAST olmasına rağmen anlam PRESENT dır.)

 

Type II


If Clause       

Main Clause

Present Unreal

Simple past

Past Continuous

 

Could Had to

 

Should

 

would                               

could

might

 

 

v       If I lived near my office I’d be in time  for work. [a7]                                      

 

v       If I dyed my hair blue everyone would laugh at me.[a8]                                                        

 

v       If I had a map I would lend it to you.[a9]                

 

v       If he studied more, he would pass the exam[a10] .                

 

v       I would lower taxes if I were the President[a11] .                 

 

v       If I were a carpenter, I would build my own house.[a12]                                      

 

v       If I were you, I wouldn't drive so fast[a13] .   

             


 

Temel Cümlede Kullanılan Yapılar

 

Would

 

v       They would buy a new house if they had more money[a14] .    

                  

Could

 

v       If  I were  younger than you, I could faster[a15] 

 

Might

 

v       If the prices weren’t very high, we might buy a car.[a16] 

 


 

If’li  Cümlede Kullanılan Yapılar

 

Simple past

v       If I lived near my office I’d be in time  for work.[a17]  

 

v       If I were you, I wouldn’t go there[a18] . (Was da kullanılabilir amam were daha yaygındır.)

 

Past Continuous

 

v       If he weren’t working now, he could come to our party.[a19]  (but he is working now)

 

v       If the baby weren’t sleeping, I would go out.[a20]  (but he is sleeping)

 

Could Had to

 

v       If she could use computer, they would accept her for the job[a21]  (but she can’t use computer)

 

v       If they had to get up early, they would go to bed early. (but they don’t have to get up early)[a22] 

 

Should (olasılık)

 

 

v       If there should be draught, we would have many problems.[a23] 

 


 [a1]Şu an hastayım, bu yüzden seninle gelemem.

 [a2]Şu an hasta olmasam seninle gelirim (ama hastayım ve gelemem)

 [a3]İzmir’de yaşıyorlar bu yüzden çok sık görüşemiyoruz

 [a4]İzmir’de yaşamasalar daha sık görüşürüz.

 [a5]O arabayı alamıyor çünkü yeterince parası yok.

 [a6]Yeterince parası olsa o arabayı alabilir (ama yok)

 [a7]Büroma yakın otursam işe zamanında varırdım.

 [a8]Saçımı kırmızıya boyasam herkes bana güler.

 [a9]Bir haritam olsa onu sana ödünç veririm  … olsaydı … verirdim.

 [a10]Daha fazla çalışsa sınavı geçer.

 [a11]Ben başkan olsam vergileri düşürürdüm.

 [a12]Eğer bir marangoz olsaydım kendi evimi yapardım.

 [a13]Eğer senin yerinde olsam, bu kadar hızlı sürmem.

 [a14]Daha fazla paraları olsa yeni bir ev alırlar.

 [a15]Senden genç olsam daha hızlı koşarım.

 [a16]Fiyatlar yüksek olmasa oarabayı alabiliriz.

 [a17]Büroma yakın otursam işe zamanında varırdım.

 [a18]Yerinde olsam oraya gitmezdim.

 [a19]Şu an çalışıyor olmasa partimize gelebilirdi (ama çalışıyor)

 [a20]Bebek uyumuyor olsa dışarı çıkardım

 [a21]Bilgisayar kullanabilse işe kabul ederler. (ama kullanamıyor)

 [a22]Erken kalmak zorunda olsalar erken yatarlar (ama zorunda değiller)

 [a23]Kuraklık olsa birçok sorunumuz olur. (ama yok)



ÝNGÝLÝZCE VÝDEO DERSLER VE KELÝME EZBER
Ýngilizce video dersler ve kelime ezber