ÝNGÝLÝZCE VÝDEO DERSLER VE KELÝME EZBER
Ýngilizce video dersler ve kelime ezber

ANA SAYFA                                   Modals

Diğer Gramer Konular

Can

Could

Must, Have to, Have got to

Should, Ought to, Had better

Be able to

Would you mind

Prefer, Would Prefer

Would rather, Would sooner

Used to, Would

Be to, Be supposed to

Requests

Should have done

 Tenses, relative clauses

Adverbial Clauses, Articles, Pronouns, Active Passive,

 

 
CAN

“can” genellikle bir eylemi yapabilecek fiziki veya zihni yeterliliğe sahip olunduğunu gösterir. Gelecek ve şimdiki zamanlar için kullanılır.

 

v       He can speak English fluently.[A1]                                 

 

v       I can give him an answer now / tomorrow.[A2]                              

 

v       He can type very fast.[A3]                                                 

 

v       He can walk to school since it is close to his home.[A4]              

 

v       We can have dinner at the Derby Restaurant.[A5]        


 

“cannot” veya “can’t” bir eylemi yapabilecek fiziki veya zihni yeterliliğin  bulunmadığını ifade eder. Gelecek ve şimdiki zamanlar için kullanılır.

 

v       I can’t go to İstanbul; it is a long way.[A6]                     

 

v       He can’t go by car because he doesn’t have a car[A7] 

 

v       George cannot understand the clerk since his English is not good enough.[A8]                                    

v       How much can you pay?[A9]                                                            

 

v       I can’t afford to pay more than five hundred dollars.[A10]            


 

Geniş zaman veya gelecek zamanda olasılık ifade etmek için kullanılır. Bu anlamda may, can’e nazaran daha yaygındır.

 

 

v       Mistakes can happen.[A11]                                                

 

v       Too much sun can be dangerous.[A12]                                             

 

v       We can see him tomorrow.[A13]                                                        


 

Probability =inference

Netice çıkarma, tahminde bulunmada kullanılır. Bu anlamda sadece sorularda ve olumsuz cümlelerde kullanılır.

 

v       Who can that be at the door? Can it be Ali?[A14]                           

 

v       He can’t be rich; look at the shabby suit he is wearing![A15]                                                                     


 

“Can” rica taleplerinde kullanılabilir. Ricalarda “would” ve “could” kullanımı daha nazik kabul edilirse de, “can” bu anlamda kullanılabilir.

 

v       Excuse me! Can you tell me which bus goes to the train station?[A16]      

 

v       Can I see you for a minute?[A17]                                      

 

v       Can you tell me how to get to the nearest hospital? [A18] 


 

“can” izin istemede, birine izin vermede kullanılır. “CANNOT” yada “can’t” izin verilmediğini ifade eder. Bu manada “can I” kullanımı, “may I” ve “could I” dan daha az resmidir.

 

v       Ali: Can I smoke, sir?[A19]                                                

The teacher: Yes, you can.[A20]                                                

 

A: Good morning, sir! I have been told that you have some cars for sale.

B: Yes, that is right. I have three cars to sell.

A: Can I take a look at them?[A21]                                           

B: Of course, you can.[A22]                                                        


 

“Can” bazen birşey yapmayı teklif ettiğimizde soru şeklinde kullanılır, ancak “may”, “can”den daha yaygın ve kibardır.

 

v       A-Can I get you a cup of tea?[A23]                                    

B-That is very kind of you.[A24]                                                

 

v       A-Can I help you, madam?[A25]                                        

B- Don’t bother. I can do it myself.   [A26]                               


 

“Can” emirlerde de kullanılabilir.

 

v       You can start by doing the washing up, and then you can clean the car.[A27]                                          

ANA SAYFA                                   Modals

Diğer Gramer Konular

Can

Could

Must, Have to, Have got to

Should, Ought to, Had better

Be able to

Would you mind

Prefer, Would Prefer

Would rather, Would sooner

Used to, Would

Be to, Be supposed to

Requests

Should have done

 Tenses, relative clauses

Adverbial Clauses, Articles, Pronouns, Active Passive,

 

 


 [A1]Akıcı bir şekilde İngilizce konuşabilir.

 [A2]Ona şimdi / yarın bir cevap

verebilirim.

 [A3]Çok süratli daktilo yazabilir.

 [A4]Evine yakın olduğu için, okula

yürüyerek gidebilir.

 [A5]Derby Restaurant’ta akşam yemeği

yiyebiliriz.

 [A6]İstanbul’a gidemem; uzaktır.

 [A7]Arabayla gidemez çünkü arabası yoktur.

 

 [A8]İngilizcesi yeterince iyi olmadığı için George memurun söylediğini anlayamıyor.

 

 [A9]Ne kadar ödeyebilirsin / verebilirsin?

 [A10]Beş yüz dolardan daha fazlasını ödeyemem.

 

 [A11]Hatalar olabilir.

 [A12]Aşırı güneş tehlikeli olabilir.

 [A13]Onunla yarın görüşebiliriz / onu yarın görebiliriz.

 

 [A14]Kapıdaki kim olabilir? Ali olabilir mi?

 [A15]Zengin olamaz; üzerindeki pejmürde elbiseye baksana!

 [A16]Affedersiniz! Hangi otobüsün tren İstasyonuna gittiğini bana söyler misiniz?

 [A17]Sizinle bir dakika görüşebilir miyim?

 [A18]En yakın hastaneye nasıl gidildiğini bana söyler misiniz?

 [A19]Sigara içebilir miyim, efendim?

 [A20]Evet, içebilirsin.

 [A21]Onlara şöyle bir göz atabilir miyim?

 [A22]Elbette bakabilirsiniz.

 [A23]Size bir fincan çay getireyim mi?

 [A24]Çok naziksiniz.

 [A25]Size yardımcı olabilir miyim, bayan?

 [A26]Zahmet etmeyin. Kendim yapabilirim.

 [A27]Bulaşıkla işe başlayabilirsin, daha sonra da arabayı temizleyebilirsin.

 



ÝNGÝLÝZCE VÝDEO DERSLER VE KELÝME EZBER
Ýngilizce video dersler ve kelime ezber