İNGİLİZCE VİDEO DERSLER VE KELİME EZBER
İngilizce video dersler ve kelime ezber

ANA SAYFA                                   Modals

Diğer Gramer Konular

Can

Could

Must, Have to, Have got to

Should, Ought to, Had better

Be able to

Would you mind

Prefer, Would Prefer

Would rather, Would sooner

Used to, Would

Be to, Be supposed to

Requests

Should have done

 Tenses, relative clauses

Adverbial Clauses, Articles, Pronouns, Active Passive,

 

 

Used to (-erdi, -ardı)

 

Bu yardımcı fiil geçmişte düzenli olarak yapılmış olan ama şimdi yapılmayan eylemleri ya da geçmişte varolmuş olan ama şimdi artık varolmayan durumları anlatmak için kullanılır. İçinde “used to” kullanılmış olan cümlede bahsi geçen eylemin artık yapılmadığını ifade etmek için ayrıca “artık” (anymore) kullanılmaz. Fakat anlam kendiliğinden, bahsi geçen eylemin artık yapılmadığı şeklinde oluşur.

 

v       I used to be a student at that school five years ago[a1] .               (Bu cümleden, kişinin artık o okulda öğrenci olmadığı anlaşılır.)           

 

v       My brother used to smoke when he was young.[a2]      Ama artık içmiyor.

 

v       I used to play football when I was at high school.[a3]  

 

v       I didn’t use to be a waiter at this restaurant last year[a4] .          (Ama şimdi garsonum.)

 

v       Jack didn’t use to wear a suit when he was            a student.[a5]                                                                             

 

v       My sister didn’t use to know much about  animals before she watched documentaries[a6] .                                                                                                                                     

 

v       Did you use to help your father when he was working on his car?[a7]                                                    

 

v       Did Fred use to travel by bus or by train when  he was working in your company?[a8]                                        

 

v       Who used to cook when you were married?[a9]                           

 

Would (-erdi, -ardı)

 

Bu yardımcı fiil “used to” gibi geçmişte düzenli olarak yapılan eylemleri anlatmak için kullanılır. Would stative verbs (be, think,have, imagine…) ile kullanılmaz.

 

v       When they were children, they would get up early and go for a swim.[a10]              

 

v       Whenever I was bored, I would go to the mountains[a11] .           

 

v       My grandfather was a generous man. He would  share what he had with everyone else[a12] .                             

 

v       We would used to have a lot of money.[a13] 

 

Be Used to Be Accustomed to (Alışkın Olmak)

 

“Be used to” alışkın olma anlamında kullanılır ve içinde bulunulan durumu anlatır. Bundan başka aynı ifadeyi vermek için “be accustomed to” ve ”get used to / get accustomed to” kalıpları kullanılır. “Be used to” ve “accustomed to” aynı anlamda kullanılır. İki ifadeden sonra da isim (noun) veya fiilimsi (gerund) kullanılır.

 

v       Sally is used to life in the country[a14] .    (noun)

 

v       I am used to working hard[a15] .               (gerund) 

 

v       Our son is getting accustomed to getting up early[a16] .  

 

v       I wasn’t used to studying when I was at high school[a17] .           

 

v       m used to driving on the left since I’ve been living in London for 5 years[a18] .

 

v       I was used to driving on the left when I was in England[a19] 

 

v       I think I will be used to living in this city.[a20] 

 

v       I can get used to seeing your face[a21] . (joke) 

 

v       m accustomed to tradition in this country[a22] .

 

v       She quickly became accustomed to his funny ways[a23] 

 

v       I'm not accustomed to being treated like this[a24] 

 

v       My eyes slowly got accustomed to the dark[a25] 

 

ANA SAYFA                                   Modals

Diğer Gramer Konular

Can

Could

Must, Have to, Have got to

Should, Ought to, Had better

Be able to

Would you mind

Prefer, Would Prefer

Would rather, Would sooner

Used to, Would

Be to, Be supposed to

Requests

Should have done

 Tenses, relative clauses

Adverbial Clauses, Articles, Pronouns, Active Passive,

 

 


 [a1]Beş yıl önce bu okulda öğrenciydim.

 [a2]Kardeşim gençken sigara içerdi.

 [a3]Lisedeyken futbol oynardım.

 [a4]Geçen yıl bu restoranda garson değildim

 [a5]Jack öğrenciyken takım elbise giymezdi.

 [a6]Kız kardeşim belgesel seyretmeden önce, hayvanlar hakkında çok şey bilmezdi.

 [a7]Baban arabasında çalışırken ona yardım eder miydin?

 [a8]Fred sizin şirkette çalışırken otobüsle mi yoksa trenle mi seyahat ederdi?

 [a9]Siz evliyken yemekleri kim yapardı?

 [a10]Onlar çocukken, erken kalkar ve yüzmeye giderlerdi.

 [a11]Her ne zaman canım sıkılsa dağlara giderdim.

 [a12]Büyükbabam cömert bir adamdı. Sahip olduğu şeyleri başkalarıyla paylaşırdı.)

 [a13]Çok paramız vardı.

 [a14]Sally taşradaki hayata alışkındır.

 [a15]Çok çalışmaya alışkınım.

 [a16]Oğlumuz erken kalkmaya alışıyor.

 [a17]Lisedeyken ders çalışmaya alışkın değildim.

 [a18]Londra’da beş yıldır yaşamakta olduğumdan dolayı soldan sürmeye alışkınım.

 [a19]İngilterede iken soldan sürmeye alışkındım.

 [a20]Sanırım bu şehirde yaşamaya alışacağım.

 [a21]Yüzünü görmeye alışabilirim.

 [a22]Bu ülkedeki geleneklere alışkın değilim.

 [a23]Süratle onun komik tavırlarına alıştı.

 [a24]Böyle davranılmasına alışkın değilim.

 [a25]Gözlerim zamanla karalığa alıştı.



İNGİLİZCE VİDEO DERSLER VE KELİME EZBER
İngilizce video dersler ve kelime ezber