really ile cümleler

I am really lazy. — Gerçekten tembelim.

I got really mad. — Ben gerçekten çok kızdım.

I got really mad. — Gerçekten çılgına dönmüştüm.

I really am busy. — Gerçekten meşgulüm.

I really am sure. — Gerçekten eminim.

I really do care. — Gerçekten umursuyorum.

I really hate it. — Gerçekten bundan nefret ediyorum.

I really hope so. — Gerçekten öyle umuyorum.

I really hurried. — Gerçekten acele ettim.

I really like it. — Bunu gerçekten seviyorum.

I really mean it. — Gerçekten ciddiyim.

I really miss it. — Onu gerçekten özlüyorum.

I really must go. — Gerçekten gitmeliyim.

I really need it. — Gerçekten buna ihtiyacım var.

I really want it. — Bunu gerçekten istiyorum.

I was really mad. — Ben gerçekten kızgınım.

I was really sad. — Gerçekten üzgündüm.

I’m really angry. — Gerçekten kızgınım.

I’m really broke. — Gerçekten züğürtüm.

I’m really drunk. — Gerçekten sarhoşum.

I’m really happy. — Gerçekten mutluyum.

I’m really lucky. — Gerçekten şanslıyım.

I’m really sorry. — Gerçekten üzgünüm.

I’m really tired. — Çok yorgunum.

I’m really tired. — Ben gerçekten yorgunum.

I’m really upset. — Gerçekten üzgünüm.

Is Tom really OK? — Tom gerçekten iyi mi?

Is it really Tom? — O gerçekten Tom mu?

Is it really bad? — Gerçekten kötü mü?

Is it really you? — Gerçekten sen misin?

It really is sad. — Bu gerçekten üzücü.

It’s really cold. — Gerçekten soğuk.

It’s really cool. — Gerçekten harika.

It’s really cute. — Gerçekten sevimli.

It’s really easy. — Gerçekten kolay.

It’s really good. — Bu gerçekten iyi.

It’s really hard. — Gerçekten zor.

It’s really loud. — Gerçekten gürültülü.

It’s really neat. — Gerçekten düzenli.

It’s really nice. — Gerçekten güzel.

It’s really rare. — Gerçekten nadir.

What’s it really? — Bu gerçekten nedir?

Who really cares? — Gerçekten kimin umurunda?

Who really knows? — Gerçekten kim biliyor?

You really stink. — Gerçekten iğrenç kokuyorsun.

Are you really OK? — Gerçekten iyi misin?

He’s really angry. — O gerçekten kızgın.

He’s really drunk. — O gerçekten sarhoş.

He’s really quick. — O gerçekten hızlı.

I am really sorry. — Gerçekten çok üzgünüm.

I did really well. — Ben gerçekten iyi yaptım.

I feel really bad. — Gerçekten kötü hissediyorum.

I feel really sad. — Gerçekten üzgün hissettim.

I got really busy. — Gerçekten faaliyet gösterdim.

I got really sick. — Gerçekten hastalandım.

I really am sorry. — Gerçekten üzgünüm.

I really did that. — Gerçekten onu yaptım.

I really did well. — Ben gerçekten iyi yaptım.

I really doubt it. — Bundan gerçekten şüphe ediyorum.

I really feel bad. — Gerçekten kötü hissediyorum.

I really hate Tom. — Gerçekten de Tom’dan nefret ediyorum.

I really hate you. — Gerçekten senden nefret ediyorum.

I really hope not. — Gerçekten ummuyorum.

I really like Tom. — Gerçekten Tom’dan hoşlanıyorum.

I really like him! — Onu gerçekten seviyorum!

I really like him. — Onu gerçekten seviyorum.

I really like him. — Onu sahiden beğeniyorum.

I really like red. — Gerçekten kırmızıyı severim.

I really like you. — Seni gerçekten seviyorum.

I really liked it. — Onu gerçekten sevdim.

I really love Tom. — Tom’u gerçekten seviyorum.

I really love you. — Seni gerçekten seviyorum.

I really meant it. — Ben gerçekten bunu kastettim.

I really miss Tom. — Tom’u gerçekten özlüyorum.

I really miss you. — Seni gerçekten özlüyorum.

I really need you. — Gerçekten sana ihtiyacım var.

I was really busy. — Gerçekten meşguldüm.

I was really cold. — Gerçekten üşümüştüm.

I was really fast. — Gerçekten hızlıydım.

I was really late. — Gerçekten çok geç kalmıştım.

I was really lost. — Ben gerçekten kayboldum.

I was really sick. — Gerçekten hastaydım.

I’m really hungry. — Gerçekten açım.

I’m really lonely. — Ben gerçekten yalnızım.

I’m really scared. — Gerçekten korkuyorum.

I’m really sleepy. — Ben gerçekten uykuluyum.

I’m really strong. — Ben gerçekten güçlüyüm.

Is it really fair? — Bu gerçekten adil mi?

Is it really free? — Bu gerçekten ücretsiz mi?

Is it really true? — O gerçekten doğru mu?

It really is nice. — O gerçekten güzel.

It really was fun. — O gerçekten eğlenceliydi.

It was really bad. — O gerçekten kötüydü.

It was really fun. — O gerçekten eğlenceliydi.

It was really odd. — O gerçekten garipti.

It was really sad. — O gerçekten üzgündü.

It’s really early. — Gerçekten erken.

It’s really funny. — Gerçekten komik.

It’s really great. — Gerçekten harika.

It’s really gross. — Gerçekten iğrenç.

It’s really muddy. — O gerçekten çamurlu.

It’s really nasty. — Gerçekten kötü.

It’s really sharp. — Gerçekten keskin.

It’s really there. — Gerçekten orada.

It’s really tough. — Bu gerçekten zor.

It’s really weird. — Gerçekten garip.

It’s really windy. — Hava gerçekten rüzgarlı.

That really hurts. — O gerçekten acıyor.

That’s really bad. — O gerçekten kötü.

That’s really hot. — Bu gerçekten ateşli.

That’s really sad. — O gerçekten üzücü.

This really works. — Bu gerçekten işe yarar.

Tom is really big. — Tom gerçekten büyük.

Tom is really mad. — Tom gerçekten çılgın.

Tom is really old. — Tom gerçekten yaşlı.

Was it really Tom? — O gerçekten Tom muydu?

We really did try. — Biz gerçekten denedik.

We really need it. — Gerçekten buna ihtiyacımız var.

We’re really busy. — Biz gerçekten meşgulüz.

We’re really good. — Gerçekten iyiyiz.

We’re really late. — Gerçekten geç kaldık.

You really did it. — Onu gerçekten yaptın.

Are you really Tom? — Sen gerçekten Tom musun?

Did Tom really win? — Tom gerçekten kazandı mı?

Do you really know? — Gerçekten biliyor musun?

This site is full of exercises for second (2nd) grade students. These exercises are online and interactive. 2nd grade math exercises
You can learn English words in context: use in a sentence and in a sentence