to do that ile ilgili cümleler

I had to do that. — Onu yapmak zorundaydım.

I have to do that. — Onu yapmak zorundayım.

I like to do that. — Bunu yapmayı severim.

I need to do that. — Onu yapmalıyım.

I used to do that. — Onu yapardım.

I want to do that. — Onu başarmak istiyorum.

I wish to do that. — Onu yapmak istiyorum.

We had to do that. — Biz onu yapmak zorunda kaldık.

I ought to do that. — Ben bunu yapmalıyım.

I tried to do that. — Onu yapmaya çalıştım.

Tom had to do that. — Tom bunu yapmak zorundaydı.

Tom has to do that. — Tom onu yapmak zorunda.

We have to do that. — Onu yapmak zorundayız.

We have to do that. — Onu yapmalıyız.

We have to do that. — Onu yapmamız gerekiyor.

We need to do that. — Onu yapmamız gerekiyor.

We used to do that. — Biz onu yapardık.

Who has to do that? — Bunu kimin yapması gerekiyor?

Who has to do that? — Bunu kim yapmak zorunda?

I agreed to do that. — Bunu yapmayı kabul ettim.

I forgot to do that. — Onu yapmayı unuttum.

I intend to do that. — Onu yapmaya niyetliyim.

I needed to do that. — Onu yapmam gerekiyordu.

I refuse to do that. — Onu yapmayı reddediyorum.

I wanted to do that. — Onu yapmak istedim.

I’d hate to do that. — Onu yapmaktan nefret ediyorum.

I’d like to do that. — Onu yapmak istiyorum.

I’d love to do that. — Onu yapmak istiyorum.

I’ll try to do that. — Onu yapmaya çalışacağım.

I’m able to do that. — Ben onu yapabilirim.

I’ve got to do that. — Bunu yapmak zorundayım

It’s fun to do that. — Onu yapmak eğlenceli.

Tom used to do that. — Tom onu yapardı.

You have to do that. — Onu yapmak zorundasın.

You need to do that. — Onu yapmalısın.

Do I have to do that? — Onu yapmak zorunda mıyım?

Do I need to do that? — Onu yapmama gerek var mı?

Don’t try to do that. — Onu yapmaya çalışmayın.

I decided to do that. — Onu yapmaya karar verdim.

I do want to do that. — Onu yapmak istiyorum.

I refused to do that. — Onu yapmayı reddettim.

I’ll have to do that. — Onu yapmak zorunda kalacağım.

I’ll need to do that. — Onu yapmam gerekecek.

I’m about to do that. — Ben de onu yapmak üzereyim.

I’m eager to do that. — Onu yapmaya istekliyim.

I’m going to do that. — Onu yapacağım.

I’m ready to do that. — Onu yapmaya hazırım.

Is it fun to do that? — Onu yapmak eğlenceli mi?

It’s easy to do that. — Onu yapmak kolaydır.

It’s good to do that. — Onu yapmak güzel.

It’s mean to do that. — Onu yapmak zordur.

It’s nice to do that. — Onu yapmak güzel.

It’s rude to do that. — Onu yapmak kabalıktır.

It’s time to do that. — Onu yapma zamanı.

It’s wise to do that. — Onu yapmak akıllıca.

Let’s try to do that. — Onu yapmaya çalışalım.

Tom chose to do that. — Tom bunu yapmayı seçti.

Tom hoped to do that. — Tom bunu yapmayı umuyordu.

Tom likes to do that. — Tom bunu yapmayı sever.

Tom needs to do that. — Tom’un onu yapması gerekiyor.

Tom ought to do that. — Tom onu yapmalı.

Tom plans to do that. — Tom onu yapmayı planlıyor.

Tom tried to do that. — Tom onu yapmaya çalıştı.

Tom vowed to do that. — Tom bunu yapmak için yemin etti.

Tom wants to do that. — Tom onu yapmak istiyor.

We agreed to do that. — Biz onu yapmayı kabul ettik.

We needed to do that. — Onu yapmamız gerekiyordu.

We’ll try to do that. — Biz onu yapmaya çalışacağız.

We’ve got to do that. — Bunu yapmak zorundayız.

Who needs to do that? — Onu kim yapmalı?

You ought to do that. — Onu yapmalısın.

Do we have to do that? — Onu yapmak zorunda mıyız?

I get paid to do that. — Onu yapmak için para alırım.

I have to do that now. — Onu şimdi yapmak zorundayım.

I intended to do that. — Onu yapmayı düşündüm.

I know how to do that. — Onu nasıl yapacağımı biliyorum.

I know how to do that. — Bunu nasıl yapacağımı biliyorum.

I know not to do that. — Onu yapmamayı biliyorum.

I need to do that now. — Onu şimdi yapmam gerekiyor.

I need you to do that. — Onu yapmanı istiyorum.

I plan not to do that. — Bunu yapmamayı düşünüyorum.

I promised to do that. — Onu yapmaya söz verdim.

I told Tom to do that. — Tom’a bunu yapmasını söyledim.

I want Tom to do that. — Tom’un onu yapmasını istiyorum.

I want to do that now. — Onu şimdi yapmak istiyorum.

I want you to do that. — Onu yapmanı istiyorum

I was able to do that. — Bunu yapmayı başardım.

I was able to do that. — Bunu yapabildim.

I was told to do that. — Bana onu yapmam söylendi.

I’m afraid to do that. — Onu yapmaya korkuyorum.

I’m likely to do that. — Ben muhtemelen onu yapacağım.

I’m scared to do that. — Onu yapmaya korkarım.

I’m trying to do that. — Onu yapmaya çalışıyorum.

I’m unable to do that. — Ben onu yapamam.

Is it easy to do that? — Onu yapmak kolay mı?

Is it safe to do that? — Onu yapmak güvenli mi?

Tom agreed to do that. — Tom onu yapmayı kabul etti.

Tom failed to do that. — Tom onu yapmayı başaramadı.

Tom forgot to do that. — Tom onu yapmayı unuttu.

Tom is apt to do that. — Tom onu yapmaya eğilimlidir.

Tom needed to do that. — Tom’un onu yapması gerekiyordu.

Tom wanted to do that. — Tom onu yapmak istiyordu.

Tom wished to do that. — Tom onu yapmak istedi.

Was it fun to do that? — Onu yapmak eğlenceli miydi?

We decided to do that. — Biz bunu yapmaya karar verdik.

We’re able to do that. — Onu yapabiliriz.

Who wishes to do that? — Kim onu yapmayı diliyor?

You’ve got to do that. — Onu yapmak zorundasın.

Be prepared to do that. — Onu yapmaya hazır olun.

Be sure to do that, OK? — Bunu yaptığınızdan emin olun, olur mu?

Do you have to do that? — Onu yapmak zorunda mısın?

Do you like to do that? — Onu yapmaktan hoşlanıyor musun?

Do you need to do that? — Onu yapman gerekiyor mu?

Do you plan to do that? — Sen onu yapmayı planlıyor musun?

Do you want to do that? — Onu yapmak ister misin?

He’s unable to do that. — O, onu yapamaz.

I also have to do that. — Bende onu yapmak zorundayım.

I also need to do that. — Benim de onu yapmam gerekiyor.

I also plan to do that. — Ben de onu yapmayı planlıyorum.

I asked Tom to do that. — Tom’un onu yapmasını istedim.

I asked him to do that. — Ona onu yapmasını rica ettim.

I asked you to do that. — Senden bunu yapmanı istedim.

I came here to do that. — Onu yapmak için buraya geldim.

I have to do that soon. — Yakında bunu yapmak zorundayım.

I hope to do that soon. — Onu yakında yapmayı umuyorum.

This site is full of exercises for second (2nd) grade students. These exercises are online and interactive. 2nd grade math exercises
You can learn English words in context: use in a sentence and in a sentence