upstairs ile ilgili cümleler

I’ll go upstairs. — üst kata gideceğim.

Take it upstairs. — Onu yukarıya götür.

They’re upstairs. — üt kattalar.

Tom ran upstairs. — Tom üst kata koştu.

Tom was upstairs. — Tom üst katta idi.

I rushed upstairs. — Ben üst kata koşturdum.

I walked upstairs. — üt kata çıktım.

Let’s go upstairs. — Hadi üst kata çıkalım.

She went upstairs. — O, yukarı gitti.

Take Tom upstairs. — Tom’u yukarı götür.

They ran upstairs. — Onlar yukarıya koştular.

Tom came upstairs. — Tom üst kata geldi.

Tom went upstairs. — Tom üst kata gitti.

Can we go upstairs? — Yukarı gidebilir miyiz?

Can we go upstairs? — Ãœst kata çıkabilir miyiz?

I’ll wait upstairs. — Ãœst katta bekleyeceğim.

I’m going upstairs. — Yukarı gidiyorum.

It wasn’t upstairs. — O üst kat değildi.

They went upstairs. — Onlar yukarı gitti.

Tom isn’t upstairs. — Tom üst katta değil.

Tom lived upstairs. — Tom üst katta yaşadı.

Who’s upstairs now? — ޞimdi kim üst katta?

Did you go upstairs? — Ãœst kata gittin mi?

I need you upstairs. — Ãœst katta sana ihtiyacım var.

I’ll check upstairs. — Ãœst katı kontrol edeceğim.

Let’s look upstairs. — Ãœst kata bakalım.

My room is upstairs. — Benim odam üst katta.

Tom headed upstairs. — Tom üst kata gitti.

Tom rushed upstairs. — Tom yukarı koştu.

Tom walked upstairs. — Tom üst kata çıktı.

Tom wasn’t upstairs. — Tom üst katta değildi.

We’ll talk upstairs. — Ãœst katta konuşacağız.

Everybody’s upstairs. — Herkes üst katta.

I didn’t go upstairs. — Ãœst kata çıkmadım.

I went back upstairs. — Yukarıya geri döndüm.

I went back upstairs. — Ãœst kata geri döndüm.

My study is upstairs. — Benim çalışma odam yukarıda.

They walked upstairs. — Onlar üst kata çıktı.

They’re all upstairs. — Onların hepsi üst katta.

We’re going upstairs. — Yukarı gidiyoruz.

I have to go upstairs. — Ben üst kata gitmek zorundayım.

I’ll see you upstairs. — Seni üst katta göreceğim.

Tom has gone upstairs. — Tom üst kata gitti.

Tom is still upstairs. — Tom hâlâ üst katta.

I’ll be right upstairs. — Ben hemen yukarıda olacağım.

The toilet is upstairs. — Tuvalet üst katta.

Tom didn’t go upstairs. — Tom üst kata gitmedi.

Tom is asleep upstairs. — Tom üst katta uyuyor.

Tom is upstairs in bed. — Tom üst katta yatıyor.

Tom went back upstairs. — Tom yukarıya geri gitti.

Carry the bags upstairs. — Çantaları üst kata taşı.

The bedroom is upstairs. — Yatak odası üst katta.

The library is upstairs. — Kütüphane üst katta.

There’s a fire upstairs. — Ãœst katta bir yangın var.

Tom is upstairs packing. — Tom alt katta bavul hazırlıyor.

Tom is upstairs resting. — Tom üst katta dinleniyor.

Tom is waiting upstairs. — Tom yukarıda bekliyor.

Tom went upstairs again. — Tom tekrar üst kata gitti.

I heard a noise upstairs. — Ben üst katta bir gürültü duydum.

The bathroom is upstairs. — Banyo üst katta.

They’re working upstairs. — Onlar üst katta çalışıyor.

Tom is sleeping upstairs. — Tom yukarıda uyuyor.

Tom walked back upstairs. — Tom yukarıya geri gitti.

You should stay upstairs. — Sen üst katta kalmalısın.

Go upstairs and go to bed. — Ãœst kata çık ve yatmaya git.

I saw him coming upstairs. — Onu üst kata gelişini gördüm.

I think Tom went upstairs. — Sanırım Tom üst kata gitti.

I want you to go upstairs. — Ãœst kata çıkmanı istiyorum.

The bedrooms are upstairs. — Yatak odaları üst kattadır.

Can I talk to you upstairs? — Seninle yukarıda konuşabilir miyim?

He was seen to go upstairs. — O üst kata giderken görüldü.

I should get back upstairs. — Ãœst kata dönmeliyim.

I want to see you upstairs. — Seni yukarıda görmek istiyorum.

Let’s go upstairs and talk. — Yukarı çıkalım ve konuşalım.

The upstairs window opened. — Ãœst kat penceresi açıldı.

Tom followed Mary upstairs. — Tom üst kata kadar Mary’yi izledi.

Tom heard Mary go upstairs. — Tom Mary’nin yukarıya çıktığını duydu.

Tom heard a sound upstairs. — Tom üst katta bir ses duydu.

He carried the box upstairs. — O, kutuyu üst kata taşıdı.

I had to carry Tom upstairs. — Tom’u üst kata götürmek zorunda kaldım.

I’m going to check upstairs. — Ãœst katı kontrol edeceğim.

Tom didn’t even go upstairs. — Tom yukarı bile çıkmadı.

Tom is upstairs in his room. — Tom üst katta odasında.

He went upstairs to her room. — O, üst kata odasına gitti.

I’m going upstairs to change. — Ãœstümü değiştirmek için yukarı çıkıyorum.

Tom never even came upstairs. — Tom bile üst kata gelmedi.

We heard someone go upstairs. — Birinin üst kata gittiğini duyduk.

Why did you go back upstairs? — Tom genellikle öğleden sonra meşguldür.

Tom wants to see you upstairs. — Tom seni üst katta görmek istiyor.

Tom went upstairs to his room. — Tom yukarı kata odasına gitti.

Mary is upstairs with the baby. — Mary üst katta bebekle birlikte.

Tom carried the boxes upstairs. — Tom kutuları yukarıya taşıdı.

Tom could hear people upstairs. — Tom üst kattaki insanları duyabiliyordu.

Tom is upstairs in his bedroom. — Tom üst katta yatak odasında.

Tom went upstairs to the attic. — Tom üst kata tavan arasına gitti.

Tom went upstairs very quietly. — Tom çok sessizce yukarı çıktı.

We have four bedrooms upstairs. — Ãœst katta dört yatak odamız var.

I just heard something upstairs. — Ben sadece üst katta bir şey duydum.

I’ll be upstairs if you need me. — Bana ihtiyacın olursa üst katta olacağım.

My room is upstairs on the left. — Odam üst katta soldadır.